Kadınsanız,emekçi bir kadınsanız,başkalarının hayatından mutsuzluklar edinmiş bir devrimci kadınsanız,etiniz iğde çiçeklerini unutmuşsa…geri çekilmek yok, ne münasebet! Biz,direncini kendi hayatından,yoksulluğundan,acılarından üreten,insan soyunun en güzel insanlarıyız. Elbette sevgimizi de kendi cehennemimizden yaratacağız; doğayı ve emeği bir harf bile unutmadan.
Aristo kadın-erkek eşitsizliğine ilişkin düşüncelerini doğadan getirdiği kanıtlarla desteklemeye çalışır. Ona göre doğa erkek hayvanları üstün, dişileri aşağı yapmıştır. Yeni soyların doğuşunda yaşam verici öğe, erkeğin spermasıdır. Daha neler neler: Kadının beden ısısı erkeğinkinden düşük, kadının dişleri erkeğinkinden azmış !
Haydi Aristoteles zamanında derece olmadığı için ve belki karısı Pyhtias'dan başka kadının ateşine bakamadığı için, kadının ısısının derecesinde yanılmış olabilir diyelim. Fakat bir kaç tanıdığından eşlerinin dişlerini saymasını isteyemez miydi?