Ölümsüz Başkan Montesquieu, sanki yöresinden geçerken bu konuya şöyle bir göz atmak gereğini duymuştur. O kadar. Ama işte o tek gerçek, bu "büyük" adamın aydınlık yolunu izlemeye zorlamıştır beni. Ancak, düşünmesini bilenler -ki, ben sadece onlar için yazıyorum- benim adımlarımı onun adımlarından ayırmasını bileceklerdir.
Onun gibi ben de, aklın adı sanı duyulmamış sessiz çömezlerinin içlerinde sakladıkları gönül borçlarını elde edebilirsem ve insanların yararlarını savunan birinin çığlığına kulak veren duyarlı ruhlara bu tatlı ürpertiyi esinleyebilirsem ne mutlu bana!