Çocukların tertemiz bir melek oldukları konusunda yanlış olduğu kadar yaygın olan bir inanç vardır. Oysa kendi çocuklarına ve yakından tanıdıkları çocuklara duygusallıktan arınmış gerçekçi bir gözle bakabilenler, çocukların küçük birer melek değil, tıpkı yetişkinler gibi birer insan olduğunu bilirler. İnsanlarda ise ister büyük ister küçük olsunlar, hem iyi hem de kötü içgüdüler vardır. Anne, baba ve eğitim kurumları çocuğu olumlu biçimde etkilemeye, iyiye yönelen içgüdülerini geliştirip kötüye yönelen içgüdülerini engellemeye çalışırlar. Uygarlığın amacı da budur aslında. Bu uygarlık süresi içinde en büyük görev topluma düşer. (Çevirmenden- Mina URGAN)