CacavS

CacavS
@Cacavs
Sıkı Okur
Eğer kitabın anlattığıyla benim anladığım aynıysa o zaman double double.. Eğer ki bir başkası da aynısını anladıysa triple double - Bilim kurgu, çizgi roman, araştırma, tarih vb.

CacavS

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2 saatte okudu
·
2022 3. kitabı
Alfredo Castelli
7.5/10 · 6 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruhtan Yoksun Canavarlar...
Puan vermedi·160 syf.··
2022 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2022 00:00
Martin Mystere (Atlantis) çizgi romanının ülkemizde Lal kitaptan çıkan 205. macerası. Orijinali, 2020 yılı Aralık ayında İtalya'da "Jenny Haniver" ismiyle Martin Mystere'in 372. sayısı olarak basılmış. Hikayesi Alfredo Castelli ile Enrico Lotti tarafından yazılan maceranın çizimleri Fabio Grimaldi ve Giovanni Nisi tarafından yapılmış. Kanada'da fırtınada 3 kişilik bir özel uçak düşer. Uçakta ünlü gizem arkeoloğumuz Martin Mystére da bulunduğu açıklanır. Bir balıkçının tesadüfen bulduğu bir hazine ile ilgili olarak araştırma yapmak üzere yanında bir yapımcıyla birlikte gitmiştir Kanada'ya. Martin'in eşi Diana ve yakın arkadaşı Polis Müfettişi Travis, Martin'in cesedi bulunmadığı sürece öldüğüne inanmamaktadırlar ve iki koldan bir arama başlatırlar. Bu arada Martin'in aranmasına yönelik hikayeye paralel, 1590larda Amerika kıtasının yeni keşfedilen vahşi kıyılarında geçen başka bir hikaye de ilerlemektedir. Bu hikayede 205.ci sayıya da adını veren "Jenny Haniver" ismiyle karşılaşıyoruz. Kelime olarak, balık veya başka hayvanların kurutulan veya mumyalanan gövde ve derilerinin yeniden birleştirilip, dikilerek, doğada mevcut olmayan başka yaratıkların cesetleri haline getirilmesi demek olan "Jenny Haniver" ifadesinin, henüz keşfedilmemiş uzak toprakların efsaneleri ve denizcilerin hayal güçleriyle anlattıkları hikayelerinin etkisiyle 1500lu yıllarda ortaya çıktığı biliniyor. Asıl hikayeye paralel ilerleyen alt öyküyle birlikte gayet akıcı ve keyifli bir macera olmuş. Üstelik içerdiği gizem gerçekten okuyucuyu merak içinde bırakıyor ve bu da okunurluğu artıran bir unsur olarak bu sayıda öne çıkıyor. 10 üzerinden rahatlıkla 8 verebileceğim bir macera.
Çizgi Roman
Martin Mystere - Sayı 205 - Jenny HaniverAlfredo Castelli · Lal Kitap · 20214 okunma
Kendi şiddetine kayıtsız bir insanlık tasviri...
Puan vermedi·72 syf.··
2022 1. kitabı
Mahkumlara ceza vermek, işkence yapmak için tasarlanmış bir makine. Mahkum hangi emre karşı gelmiş ise o emri vücuduna iğnelerle kazıyan bir düzenek. Sıcak ve çorak bir iklimde, ortam şartlarını daha zorlaştıran kalın üniformalar giyen askerler. Ancak eski komutanı tarafında icat edilmiş bu işkence düzeneğine hayranlık duyan, hatta kendi katkılarıyla da gurur duyan bir infaz subayı var karşımızda. Bir cezalandırma yöntemini izlemek için gönderilen bir konuk yakıcı güneş altında bezmiş bir şekilde ve hayretle subayın açıklamalarını dinliyor. En ilginci de, cezaya çarptırılacak olan mahkumun, ne cezalandırılacağından, ne de suçundan haberdar olmamasıdır. Doğal olarak bir yargılama ve savunma süreci de yoktur. Hem savcı, hem hakim hem de infazcı olan bir subay ve mahkum vardır sadece. İnsanoğlunun acımasızlık, otoriterlik ve canilik sınırlarının ne olduğu sorusunu soran Kafka bu eseri 1919'da yazmış. Tarih defalarca insanoğlunun çok daha fazla acımasız ve vahşi olabildiğini göstermiştir. Kendisi de bir Yahudi olan Kafka 1924'te ölmeyip, II.Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahudilere yaptığı işkence yöntemlerini görseydi, muhtemelen bu hikayesinin çok hafif kaldığını düşünürdü. Sylvain Ricard tarafından senaryolaştırılan hikayenin çizimlerinde karakterler de yaşanan vahşiliğe kıyasla gayet kayıtsız bir ifadeyle yansıtılmış. Beğendim.
Hayat ve İnsan
Ceza Sömürgesi (Çizgi Roman)Franz Kafka · NTV Yayınları · 2018177 okunma
Kopya alıntı paylaşmak sizi zeki göstermez!
İnsanların okumadan, araştırmadan, doğrulamadan yaptıkları alıntılardan çıldırmamak mümkün değil. Sanırım ülkemizdeki yaygın kamyon arkası edebiyatının bir etkisi olarak özlü ve çarpıcı sözler kullanmanın havalı olduğunu düşünülüyor. Aşağıdaki deyişe bakalım. "Doğrudur; kitap okumak karın doyurmuyor. Ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik." Zülfü Livaneli - Serenad (bazen de Son Ada) İyi de ne bahsi geçen kitaplarda ne de diğer kitaplarında böyle bir sözün geçtiğine rastlamadım. Aksini iddia eden varsa, bana bu sözün geçtiği sayfanın fotoğrafını atsın. Hemen özür dilerim. Bu sözün altına kendi adınızı koyup yaysanız kimse itiraz etmez. Neden Zülfü Livaneli yazılıyor anlamak mümkün değil. Siz ce Zülfü Livaneli'nin buna ihtiyacı var mı? Kendinizi reklam etme imkanınızı neden Zülfü'den yana kullanıyorsunuz?
Sahte Alıntı