Yalnız orda, "Kürk Mantolu bir kadın portresinin önünde" mıhlanmış gibi durduğumu hatırlıyorum.
Resimleri seyredip geçenler, vücutlarıyla beni sağa sola itiyorlar fakat ben olduğum yerden ayrılamıyordum.
Günlük bu soluk yüz bu siyah kaşlar ve onların altındaki siyah gözler bana asla yabancı olamazdı. Ben bu kadını yedi yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, beş yaşımdan beri kurduğum hayal dünyalarımdan tanıyordum. . .