Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.
İnsanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiçbir tohum gelişmez ve bizleri ileride ne beklerse beklesin, insanlar yaşadıkça hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
Gece büyük ve siyah bir yapraktır. Ay, bu yaprağın üzerinde iri bir çiy tanesi gibi duruyor.""Karanlık, ölümün bir parçasıdır. Onun için dinlendiricidir.