Duvarlardaki girinti çıkıntılarda emsalsiz birer tabloya dönüşmüş işlemlerin Batı resmine taş çıkarttığını fark ettiğinizde, anlıyorsunuz ki, duvarları tablolarla süslemek Batı’nın, duvarı tabloya dönüştürmek ise bizim estetik anlayışımızın ürünüdür.
Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardi kilcimizdan. Bir biz vardik cihanda, bir de küffar...
Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamlar. Ihtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, "Ben Avrupalı yim," demege basladi,
"Asya bir cüzzamlılar dayarıdır."
Avrupali dostlart, acıyarak baktilar ihtiyara ve kulagina:
"Hayir delikanli," diye fisildadilar, "sen bir az-gelişmişsin." Ve Hıristiyan Bati'nin gögsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir "nisân-ı zisân" gibi gururla benimsedi aydınlarımız
.