Bazı şeylerden haberim yokmuş gibi davranıp kendi hâlimde yaşıyorum. Bu yüzden bazı insanlar beni saf ya da aptal sanabiliyor. Oysa sessiz kalmam, olan biteni görmediğim ya da bilmediğim anlamına gelmez. Sadece seviyesiz tartışmaların içine girmemeyi tercih ediyorum. Her şeye verecek bir cevabım var ama bazen susmak, konuşmaktan daha değerlidir. Sessizliğim bilgisizliğimden değil, seviyenize inmek istemememdendir. Aktif hâle gelirsem bazı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz.
“1990’ların o net ve güzel çıkma tekliflerinin geri gelmesini istiyoruz. Eskiden bu adımı erkekler atardı, şimdi roller karıştı sanki. Hiçbir şey net değil. Hayır efendim, biz kadınlardan neden çekiniyorsunuz? En fazla ‘hayır’ deriz. Bu kadar.”
Şunu anlamak çok önemli, bazen bir sistemin kendisi zehirli olabilir. Ve bazı aileler zehirli sistemlere çok iyi örnek oluştururlar. O zehirli sistem içerisinde, aile üyelerinden birisi ya da sen hariç hepsi patolojik davranabilir. Ve zehirli bir sistem içindeki tek sağlıklı birey, o ailede en çok suçlanacak insandır.
Aileyi kutsal ve sağlıklı bir onay mekanizması olarak gördüğün her an onlarla çatışmaya girmek zorundasındır ama sistemin bozuk olduğu bir yerde senin yaptığın en doğal seçimler bile büyük suçlamalara dönüşür. Tıpkı ilişkilerde olduğu gibi kendini kanıtlama ve aşırı anlatma çabası çözüm konusunda hiçbir işe yaramaz, sadece bataklığa daha çok saplanmana sebep olur.