Sanat, slogandır. ''Bir şey'' söylemek zorundadır. Söylediğiyle, karşısındaki kişide ''bir iz'' bırakmak zorundadır. Sanat, üretim güçlerindeki ''toplumsal motor''un sesini duymak zorundadır. Motor, o an çalışmıyor görünse de. Sanat, çıkarsamalar, geleceğe dönük ışıklar yakmak zorundadır. Bu eyleminde, bilimi de, felsefeyi de aşmak zorundadır. Onların bir çömezi durumuna düşmemek zorundadır. Sanat, ''yanlış bir şey ya da hiçbir şey'' iletmek ile, ''politikanın, bilim ve felsefenin bir çömezi olma'' ikilemi arasında, şimdiye ve geleceğe kendine özgü ışığını tutmak, geniş anlamda bir slogan içermek zorundadır. Çünkü Lenin'in bilinç için söylediği, sanatçının bilinci için de geçerlidir: ''Bilinç gerçekliği yansıtmakla kalmaz, onu yaratır da.''