Lavinia K.T

Lavinia K.T
@Campanella82
Bataklıktan sonra gölü, ardından denizi bulan; ve gözü hep ummanda olan bir fikir işçisi. En harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetişir.
Sağlık teknikeri
ANAÜ
K.Maraş
15 Mayıs 1992
103 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
“Aşk manipülatif olamaz, gerçek şefkate dayanmalıdır."
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2023 21:50
Mieko KawakamiMieko Kawakami Memeler ve YumurtalarMemeler ve Yumurtalar YarwnYarwn Kadınlığı reddetmek isteyen bir kız ve kadınlığın yok oluşunu inkar etmek isteyen bir annenin hikayesi. Minimalist bir stili maksimalist bir uzunlukla geçerseniz ne elde edersiniz? Bu arada bu bir şaka değil; Mieko Kawakami'nin Türkçe'ye çevrilen ilk tam romanı Memeler ve Yumurtalar'ın oldukça yaklaştığını söylemek dışında gerçekten cevabı bilmiyorum. Mieko Kawakami'nin Memeler ve Yumurtaları ilk kez 2008'de yayınlandı, kitap Haruki Murakami tarafından "nefes kesici" diye nitelendirilirken aynı zamanda Tokyo'nun aşırı muhafazakar ve kendisi de bir yazar olan eski valisi Shintaro Ishihara tarafından "hoş olmayan ve tahammül edilemez" olarak nitelendiren eleştiriler aldı. . Acaba neye itiraz etti, tahammül edilemez dediği şey tam olarak neydi? Bir kadını kadın yapan şeyin ne olduğunu ve bir kadının varoluşunun güvencesizliğini sorgulamayı çok iyi başaran iddialı bir çalışma olan bu kitapta ‘hoş olmayan’ olarak gördüğü şey neydi? Onu bu kadar rahatsız eden kitapta erkeklerin korkunç olarak tasvir edilip ikincil karakterler olarak yazılması mıydı? Memeler ve Yumurtalar'da erkekler, genellikle kendi (kötü) seçimleri nedeniyle büyük ölçüde yoktur.Erkekler çocukları tarafından baba olarak özlenmiyor ve yine erkekler koca olarak da aranmıyor.Karısını ve kızını taciz eden erkekler, yine kadınları manipüle etmekten geri durmayan ve erkeksi açıklama eğilimlerini bir kenara bırakamayan “iyi niyetli” erkekleri örneklendirerek açık bir dürüstlükle, onların kadın düşmanlığını ustaca ortaya çıkaran bu kitap elbette sözde muhafazakar birine hoş gelecek değildi.Kim bilir belki de Ishihara'yı en çok rahatsız eden şey, sadece bir kadın dünyasının tasviriydi. Kadınların kendilerini erkeklerle ilişki kurmak yerine birey olarak yaşamlarını sürme
1000k
Memeler ve YumurtalarMieko Kawakami · Doğan Kitap · 2023401 okunma
Zeren Tekin isimli okura yanıt verildi
Lavinia K.T
Ben de teşekkür ederim yıl bitmeden bu kitabı mutlaka okumalısınız.🤗😊Ondan sonra üzerine konuşalım🫠
Reklam
Özlem bir yıldıza dönüşür
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 18:10
Kafka’nın Milena’ya olan aşkı ve özlemi, ruhumda hem sızlayan hem de parlayan bir yara izi bıraktı. Yaratıcılığın Kaynağı Nedir? Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Ancak bana göre tükenmez yaratıcılığın kaynağı, özlemdir. Bu, yalnızca bir insana değil; doğaya, evrene ya da ulaşılması imkânsız olan herhangi bir şeye duyulabilir. Kalpte taşıyıp sürekli özlem duyabileceğimiz şey, o kişiye yada nesneye daha çok yaklaşmak istememize neden olur. Gördüğümüz, duyduğumuz ve hissettiğimiz her şeyi özlem duyduğumuz şeyle ilişkilendiririz. Sonunda, kendimizi aşarak ona ulaşmayı hayal ederiz. Sanatçı için özlemin kaybı, yaratıcılığın kaynağının kuruması demektir. Öyle ki, ister bir sevgili, ister doğa, ister geçmiş olsun; ona duyulan arzu ne kadar derinse, ortaya çıkan eser de o kadar güçlü olur. Peki yazarlıkta Özlemin rolü Nedir? Bir yazarın kalbindeki eksiklik hissi, onu sürekli yaratmaya teşvik eder. Çünkü özlem, hiçbir zaman tam anlamıyla doyurulamaz; bu da yazarın sürekli olarak yeni yollar, yeni ifadeler aramasına neden olur. Hayat boyu belli bir mesafeden sevilebilecek bir sevgiliye sahip olmak, kişiye aşılması zor bir sınırın acısını yaşatabilir. Ancak bu durum daha iyi eserler yaratabilmek açısından bir nimet sayılabilir.Sanatçının kalbindeki eksiklik hissi, onu sürekli yaratmaya teşvik eder. Kafka ise, Milena'ya ulaşamadıkça ona duyduğu özlem daha da derinleşmiş ve bu duygu, yazınsal gücünü beslemiştir. Tamamlanmış bir aşk genellikle sakinlik getirir; ancak unutmamak gerekir ki sanat, çoğu zaman huzurdan değil, o huzursuz arayıştan beslenir. Kafka, 20. yüzyılın başlarının en çok yas tutulan edebi figürlerinden biri olmaya devam ediyor. Kurmaca eserleri hâlâ ilham veriyor ve birçok insan bu eserlerin arkasındaki kişiyi daha yakından tanımak istiyor.
1000Kitap
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Can Yayınları · 202365,8bin okunma
Zeren Tekin isimli okura yanıt verildi
Lavinia K.T
Ah çok teşekkür ederim yorumunuz için🙂🫠Kafka'nın Mektupları gerçekten harikaydı insanı o dönemde yaşamış gibi hissettiriyordu🫠Teknoloji çağında yaşamak insani duygularda dahil her şeyi basite indirgedi😪 Kafka bugün yaşasaydı, muhtemelen kendi döneminin baskılarını ve yabancılaştırıcı mekanizmalarını bugünün dünyasında da görür, fakat bunların biçim değiştirmiş, hatta belki daha sofistike hale gelmiş olduğunu düşünürdü. Onun eserlerindeki dava, şato ve kayıtsız bürokrasi temaları, günümüzün dijital gözetim kapitalizmi, sınır politikaları ve kimlik mücadelesi içinde daha da derinleşmiş bir biçimde yankılanabilirdi. Primo Levi gibi toplama kampından sağ kurtulmuş bir soykırım tanığı ise, bugün yaşasaydı belki de "insanlık kampları artık dikenli tellerle çevrili değil, algoritmaların ve istatistiklerin içinde saklı" diye yazardı. Elie Wiesel, sessiz kalan çoğunluğu yine sert bir dille eleştirirdi. Ama Kafka'ya dönersek, o belki de en trajik şekilde bu soruya cevap verirdi: Belki de hiçbir şey değişmedi. Sadece labirentin duvarları şeffaf hale geldi.
GÜNEŞLİ BİR PENCEREYE ÖZLEM
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
“Bu durum Tanrı aşkına neden bana, hiçbir gücü olmayan bana söylenmişti ki...” Han Kang, bu kitabı yazmasına da bir nevi vesile olan rüyalarından bahsederken ölüm kalım savaşı haline gelen gergin rüyasının içinde bir an durup soluk bile almaksızın kendine bu soruyu soruyor. Benimse en çok dikkatimi çeken şey sorunun içindeki şu kelimelerdi. “... Hiçbir gücü olmayan bana.” Bu gerçekten doğru muydu peki? Bence Han Kang burada yanılmış. Çünkü onun gücü tam olarak bu işte! Ve bizler onun gücü olan kelimelerden can bulmuş bu kitabı okuyarak, kitabın içindeki dünyaya girip üstüne o günün acılarını da yüreğimizde hissederek o acılara gözyaşı döken bizler, tam da Han Kang'ın rüyasında gördüğü ve onu, bu soruyu sorarak çaresiz duruma düşüren o önlenebilir idamların hep birlikte üstesinden gelebiliriz. Kitabın Kapağı için Seçilen İllüstrasyon ve İncelemenin Adı Üzerine... Başta anlamsız ve basit bir metafor gibi gelmişti ama kitabın kapağındaki kalpten bahsederek başlamak istiyorum incelememe. Han Kang kitabında şimdi bizim de aitlik hissedip bir parçası haline geldiğimiz o mücevher gibi kalpten şu şekilde bahsediyor: “Artık daha fazla korkmadığımı fark etme hissi, şimdi ölsem de olur hissi, yüz binlerce insanın kanının bir arada koskocaman bir damar oluşturduğu o canlı hissi... Hâlâ hatırlıyorum. O damara kan pompalayarak atan dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarını hissettim. Büyük bir cesaretle onun bir parçası olduğumu hissettim.” Hang Kang işte böyle bir güce sahip! Bu hikayeyi, o günkü tek bir kalpte aynı inançla birleşen insanların dileklerini bize ulaştırma ve dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarına bizimkini de dahil etme gücüne...Kitabın kapağında neden kocaman bir kalp yer alıyor bu da güzelce anlamlandırılmış oldu. Epey uzun bir inceleme olacak.
İnceleme
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,117 okunma
Lavinia K.T
1980 Mayıs’ının karanlığında solmadan, göğe uzanamadan toprağa düşen karanlıkta kalmış, çiçek açamamış ruhlar, unutulmadıklarını bilsinler.Çünkü Dünyanın tüm mayısları hâlâ onların yasını tutuyor. Rüzgâr her esişinde isimlerini fısıldıyor, yağmurlar toprağa her düştüğünde hatıralarını yıkayıp duruyor. Göğe bakınca yıldızlarda, toprağa dokununca filizlerde hissediliyor varlıkları.Her baharda ve bu kitapta okurların kalbinde yeniden yeniden doğuyorlar🪷🫶🍀🌱Ve kalemine sağlık Hyeyam 🫶Yine harika bir inceleme🖤🩶
Unuttuğun aşkını ruhunda hissetmek
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 16:37
Zaman,önümüzde ve arkamızda olan bir manzara gibi. Bizler onun içinde dilim dilim ilerliyoruz.. Ve saatler,aslında zamanı değil kendini ölçüyor,bir saatin referansı yine başka bir saatten ibaret.. ️Hepimiz bekleriz. Bir şey bekleriz. Mesela ben. Hayatım boyunca sanki tren istasyonunda bekler gibiydim. Bütün bu zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değil de bir tür bekleyiş gibiydi. Ve yine çoğumuz,hayatımız boyunca bir şeyi ya da birini aradığımızı hissederiz. O şeyin ya da kişinin ne olduğunu bilerek yapmayız ama bunu; içimizde bir his, bir ses, bir titreşim -adına ne derseniz deyin- bizi o şeye/kişiye doğru çeker. Bir tamamlanamamışlık duygusu eklemlenir bu arayışa. Henüz hiç bilmediğimiz ve tanımadığımız bir şeyin/kişinin özlemi vardır en derinlerimizde, adını koyamayız. Belki yaptığımız her seçimle bir adım daha yaklaşıyor ya da tam tersine uzaklaşıyoruzdur; belki de kendimizi arıyoruzdur tüm bu yolculukta. Kendimize ait bir parçayı… Bizi tamamlayacak, büyük patlama esnasında parçalara ayrılan atomlarımızı yeniden bir araya getirecek o son parçanın peşine düşmüşüzdür belki de. Bir tür yaşama uğraşına dönüşür bu arayış. Doğu efsanelerine göre, tanrılar kişilerin “ruh eşlerini” birbirlerine kaderin kırmızı ipi ile bağlar. Kaderin kırmızı ipi, bu iki kişiyi bir araya getirmez- Bu iki kişi zaten eninde sonunda bir araya gelecektir. Birbirlerine yaklaşırlar, sarmalanırlar, düğümlenir ve çözülürler, koparlar ve sonra yeniden birbirlerine kavuşurlar: buna ‘musubi’ denir. Yani zamanın ta kendisi. İpler, akan zamandır. Bizi birbirimize bağlayan ya da birbirimizden kopartan da zamandır. Ve bizi birbirimize bağlayan ipler bir sebepten dolayı kopmuştur ve biz tüm bunlardan habersiz yeniden örüyoruzdur o ipleri, sonunun nereye varacağını hiç bilmeden. Hani der ya şair:
1000Kitap
Senin AdınMakoto Shinkai · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20202,299 okunma
Emel Demir isimli okura yanıt verildi
Lavinia K.T
Teşekkür ediyorum 🌸💜🎈
Japonya'da kürtajla alınan ceninlere "mizuko", yani su bebekleri deniyormuş.
Lavinia K.T
Korkunç bir şeyi neden bu kadar romantize etmişler🤔