Lavinia K.T

Lavinia K.T
@Campanella82
Bataklıktan sonra gölü, ardından denizi bulan; ve gözü hep ummanda olan bir fikir işçisi. En harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetişir.
Sonsuz bir vedaya nasıl hoşça git demeliyim??
Bugün yılın son günü. Bunu görünce, ay ay biriktirdiğim anıları gözden geçirip bir yıl sonu muhasebesi yapma isteği düştü içime. Duyguları olabildiğince geri çekerek; sadece imgeleri, işaretleri, kırıntıları yan yana dizmek istedim. Bu düşünceyle, geçen yıldan bu yıla devreden kış günlerine, kalınca karla örtülmüş sahillere, yükselen dalgalara, ufuk çizgisini yararak doğan güneşe ve o sahildeki kalabalığa baktım. Orada gözüme özellikle sevimli gelen pek çok şey de vardı. ^^ Ama hatırlamak istediklerimi dokuz kareye sığdırmak neredeyse imkânsızdı. Bir yandan da düşündüm: Ne kadar çok fotoğraf çekiyorum… Oysa hepsini tek tek hatırlayıp yaşamıyorum bile. Geriye dönüp bakınca, 1 Ocak’ta güneşi karşılayarak başladığımı görüyorum. Normalde o yerle aramdaki mesafenin dün gibi canlı, elle tutulur kadar yakın olduğunu söylemek isterdim. Ama fark etmeden, düşündüğüm “ben”den epey uzaklaşmışım; ya da başka bir sebep var, bilmiyorum. Artık dün kadar taze değil; aksine, on yıl öncesi kadar uzak, neredeyse sisli. Genellikle bir anıyla karşılaştığımda “zaman ne kadar hızlı geçmiş” derim; çünkü o anı hâlâ dün gibi canlıdır. Oysa bugün tam tersi oluyor: Bu anılar bana çok eski zamanlarda yaşanmış, araya koca bir “zaman” girmiş gibi geliyor. İşte bu yüzden, bu kez zamanın hızını, canlılığından değil, uzaklığından hissediyorum. Her neyse… Bugün, tüm bu geçen zamanlar için biraz daha minnet duymaya karar verdim. Bir yılın tüm kırık, eksik ve beklenmedik parçalarını da kucaklayarak… 🍁🍀 Belki de, her kapanan yılın ardından gelen o ilk sessiz an, geçmişle bugünü birbirine bağlayan ince bir köprü gibidir; gözle görülmese de hissedilen, içten içe sarmalayan bir köprü.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ağzımdaki kara yapraklar/Ki Hyeong-do
Umudumu tüketen talihsizliklerin yüküne yazıyorum. Bu perişan bedende istediğin kadar kal.
Şiir
Bende bu kitaba inceleme yazmak istiyordum ama bana yazacak pek bir şey bırakmamışsın😅😅

Hyeya

@Giovanni8
·
GÜNEŞLİ BİR PENCEREYE ÖZLEM
“Bu durum Tanrı aşkına neden bana, hiçbir gücü olmayan bana söylenmişti ki...” Han Kang, bu kitabı yazmasına da bir nevi vesile olan rüyalarından bahsederken ölüm kalım savaşı haline gelen gergin rüyasının içinde bir an durup soluk bile almaksızın kendine bu soruyu soruyor. Benimse en çok dikkatimi çeken şey sorunun içindeki şu kelimelerdi. “... Hiçbir gücü olmayan bana.” Bu gerçekten doğru muydu peki? Bence Han Kang burada yanılmış. Çünkü onun gücü tam olarak bu işte! Ve bizler onun gücü olan kelimelerden can bulmuş bu kitabı okuyarak, kitabın içindeki dünyaya girip üstüne o günün acılarını da yüreğimizde hissederek o acılara gözyaşı döken bizler, tam da Han Kang'ın rüyasında gördüğü ve onu, bu soruyu sorarak çaresiz duruma düşüren o önlenebilir idamların hep birlikte üstesinden gelebiliriz. Kitabın Kapağı için Seçilen İllüstrasyon ve İncelemenin Adı Üzerine... Başta anlamsız ve basit bir metafor gibi gelmişti ama kitabın kapağındaki kalpten bahsederek başlamak istiyorum incelememe. Han Kang kitabında şimdi bizim de aitlik hissedip bir parçası haline geldiğimiz o mücevher gibi kalpten şu şekilde bahsediyor: “Artık daha fazla korkmadığımı fark etme hissi, şimdi ölsem de olur hissi, yüz binlerce insanın kanının bir arada koskocaman bir damar oluşturduğu o canlı hissi... Hâlâ hatırlıyorum. O damara kan pompalayarak atan dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarını hissettim. Büyük bir cesaretle onun bir parçası olduğumu hissettim.” Hang Kang işte böyle bir güce sahip! Bu hikayeyi, o günkü tek bir kalpte aynı inançla birleşen insanların dileklerini bize ulaştırma ve dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarına bizimkini de dahil etme gücüne...Kitabın kapağında neden kocaman bir kalp yer alıyor bu da güzelce anlamlandırılmış oldu. Epey uzun bir inceleme olacak.
İnceleme
6 Şubat 2023
Mariko Adachi bir kitabında, 'Unutmak', birini geride bırakmak ya da o kişiye acımasızca el sallamak anlamına gelmiyor; aksine, o kişinin içinizde erimesi ve sizinle birlikte yaşaması anlamına geliyor, diyor. Tüm bu zaman boyunca 6 Şubat'ın bizlerde bıraktığı o kayıp ve öfke hisleri hiçbir zaman dinmedi sadece geçen zaman boyunca içimizde eridi şimdi bile ve hatta uzak gelecekte de bizimle birlikte yaşamaya devam edecek biliyorum. Keşke yitip giden onca hayatın hesabını gerçekten sorabilmiş olsaydık. En azından rahat bir vicdanımız olurdu. 6 Şubat benim için sadece öfkeyi ifade ediyor. Tüm hüzünleri bastıran bir öfke. Toplumun kısa hafızasına, kadercilikle şekillenen vurdumduymazlığına ve pasifliğine duyulan bir öfke...
Edebiyat
Kar çiçekleri❄️🌨🌸⛄️ Kar tanelerinin sessizce yere düşüşünü izlerken düşüncelerimde tıpkı kar taneleri gibi yayılıyor. ❄️🌨⛄️🌸
Hayat