Hele iki kişilik yatak. insanı sokakta yanından geçip gideceği bir adamla ya da kadınla bir ömür boyu birlikte uyumaya mecbur kılmaktan başka neydi ki bu kötü fikrin özü? Her gece aynı yorganın altında uyuyan iki insan değil kopmaya, kopmayı aklının ucundan geçirmeye dahil nasıl cesaret edebilirdi.
"Ancak bunu yaparken bütün düşüncelerimin yalan olduğunu biliyordum. Mesele bu değildi. Sadece cesaret edemiyordum. Bu kadar ciddi ve geri dönüşü olmayan bir adım beni korkutuyordu."
"Dil. Başkasının dilinde kişiliğimizin yüzde seksenini yitiriyoruz. Şaka yapma, dalga geçme yeteneğimizi kaybediyoruz. Bir tek bu dehşete düşürüyor beni."