Adı:
Puşkin Tepeleri
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056663727
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Hacıhasanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Boris Alihanov, henüz hiçbir kitabını yayımlatmayı başaramamış, beş parasız bir adam olarak soluğu Puşkin Tepeleri Millî Parkı’nda alır. En azından yaz boyunca biraz para kazanacak, alkol probleminden kurtulacak ve hayatını düzene sokacaktır. Kızıyla birlikte Amerika’ya yerleşme planları yapan eski karısından uzakta, Puşkin’i tanımak isteyen turistlere parkı gezdirecektir.

Puşkin Tepeleri, “zorluklar ve güzellikler sunan hayata sanatkârane bir bakış”ın romanı.

Saf gündelik yaşamı kurguya dönüştürme gücüyle Rusların büyük yazarları arasında yerini alan Dovlatov, mizahın hüzne bile ne denli yakıştığını da gösteriyor Puşkin Tepeleri’nde.

Sergey Dovlatov’un “en şahsi romanı” olarak nitelenen Puşkin Tepeleri’ni Ayşe Hacıhasanoğlu Rusça aslından çevirdi.
İstatistiklere baktığımda inanamadım. Kitabı neredeyse hiç kimse okumamış, incelememiş, tavsiye etmemiş. Belki şöyle bir göz gezdirenler de içeriği, şair Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in sanat hayatı zannedip pek ilgi duymamış. Amma velakin o iş öyle değil.
“Haklı çıkan karıma ithafen” diye başlıyor kitap ve bu girizgah bile merakla okunmasına yetiyor. Göründüğünden daha derin. Bir insanın yanıldığını kabullenme aşamasına gelmesi yaşanmışlık gerektirir. Nitekim biraz araştırdığınızda kitabın Boris karakterinin otobiyografisi değil, yazarın otobiyografisi olduğunu anlıyorsunuz. Boris, yalnızca pasta süsü. Kısa fakat vurucu cümleler. Bazen başkalarıyla, bazen kendi kendine konuşuyor. Fark etmez, zekasıyla saygı uyandırmayı başarıyor okuyucuda. Puşkin’den bahsedilmiyor mu? Elbette bahsediliyor ama başrolü kaptırmış. Hem daha nelerden bahsedilmiyor ki? Ben üzerine bir minik yıldız koyulan kelimelerle dolu kitaplara bayılırım. O yıldızcıklardaki açıklamalar genel kültür demek, bu kitabı bitirdiğinde seni bilgi birikimi anlamında bir adım öteye taşımış olacağım okuyucu haberin olsun demek. Meraklısına önemle duyurulur.
Boris yazarın sadece bir gölgesi.
Yazdığı kitapları yayımlatmayı başaramayan ve cebinde beş kuruşu olmayan Boris kendini Puşkin Tepeleri'nde bulur. Planladığı bir süre para kazanmak ve alkol sorunundan kurtulmaktır ne kadar başarabildiği tartışılır. Puşkin Tepeleri Milli Parkı'nda ki görevi turistleri parkı gezdirmektir. Bu arada karısı ve kızı Amerika'ya yerleşme planları yapmaktadır.

Puşkin Tepeleri rus sorunlarını konu almış ve anlaşılmamaya mahkum , yararıcı bir yazarın dramatik yaşam öyküsü. Kitapta Boris karakteri bazen kendi kendine konuşuyor bazen de karşıdaki kişilerle konuşuyor bu biraz karışabiliyor. Üslup olarak çok tat alamadığım bir kitap oldu.
Kitap hakkında bir şeyler yazmasam içimde kalır. Öncelikle Sergey Dovlatov’la tanışmamdan bahsetmeliyim tabii. ‘Başka Sinema’da daha önce seyrettim filmlerden önce görmüştüm “Dovlatov” filminin fragmanını. Özel dikkatimi çekmişti bir yazar hikayesi olması. Tabii kimdir, nedir, necidir diye sormaktan imtina edip internetten dahi olsa bakmamıştım. Yaklaşık 5 hafta önce filmi seyrettim. Filmi çok beğenmemiş olsam da yazarın sıkıntılı hayatı ve sarkastik karakteri -filmde çok iyi verilmiş olmasa da- de ilgimi çekmiş internetten arama zahmetine nihayet katlanmıştım. Türkçemize çevrilmiş iki yapıtının olduğunu görüp tanıtım yazısından bu kitaba karar vermiştim. Kitabı okurken aklıma yer yer Vüs’at O. BENER’in Buzul Çağın Virüsü isimli uzun öyküsünün geldiğinin altını da bilhassa çizmek isterim. Kızının ifadesiyle ‘yazarın en şahsi romanı’ olan bu yapıt, eşinin tüm ısrarlarına rağmen Rusya’yı terketmek istememesindeki - her ne kadar eşine demogojik açoklamar yapsa da, bunu ‘bu kadar ciddi ve geri dönüşü olmayan bir adımın kendisini korkuttuğu, her türlü aktif eylemden nefret ettiği ve aktivist sözcüğünün kendisi için hakareti çağrıştırdığıyla’ samimiyetle açıklıyor kitapta- haksızlığını anlayarak ‘haklı çıkan karıma’ şeklinde eşine ithaf ediyor. Enteresan bir ahlak perspektifi -sayfa 77- edinmiş oldum kitap sayesinde. Bukowski gibi hayatı boyunca alkol problemi yaşamış yazarın bu otobiyografik uzun öyküsünde; dünyadanın tüm geçmiş ve gelecek totaliter veya otokrat yönetimlerindeki enteletüel ve dâhilerin yaşayacağı ‘muhalif bilinç ve duruş’ sıkıntı, buhran ve çelişkisine şahit olabilirsiniz. Dovlatov, yapıtlarının Rusya’da yayımlanmaya başlamasından bir yıl sonra ve SSCB’nin dağılmasından bir yıl önce 1990 yılında kalp yetmezliğinden 48 yaşında ABD’de hayatını kaybetmiştir. Kendi deyişiyle ‘düzeltilemeyecek tek şey’ olan ölümünden sonra, eşine söylediği ’eğer bir daha görüşürlerse, o zaman belki var olduğuna inanabileceği‘ Tanrı‘nın ‘bir yakınınla buluşabileceğin ortak bir hücreden başka hiçbir şey olmayan’ cennetinde tüm tanıdıklarıyla, sevdikleriyle ve sevenleriyle buluşabilmesi umuduyla...
"Alkolün zararları hakkında ne çok şey okudum bilseniz! Sonsuza dek bırakmaya karar verdim... Onları okumayı..."
Sergey Dovlatov
Sayfa 12 - Jaguar yayınları
Çevrene göz gezdirdiğinde yıkıntıları görüyor musun? Sözcükler dünyasında yaşayan birinin nesnelerle arası iyi değildir.
Oda berbat görünüyordu. "Burası bana yakışmaz" demeliydim. Ama yine de entelektüel biriyim herhalde ki o şiirsel sözleri söyledim: "Pencereler güneye mi bakıyor?"
Sevgin bile sağlıksız, patolojik, yapmacık. Sürdürdüğün yaşamı haklı çıkarma denemesi yalnızca.
Dünya hemen güllük gülistanlık olmadı. Önceleri sivrisinekler rahatsız ediyordu...Sonra her şey değişti...Hatta örümcek ağları bile süs gibi görünüyordu... Uyum şişenin dibinde gizleniyormuş galiba.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Puşkin Tepeleri
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056663727
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Hacıhasanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Boris Alihanov, henüz hiçbir kitabını yayımlatmayı başaramamış, beş parasız bir adam olarak soluğu Puşkin Tepeleri Millî Parkı’nda alır. En azından yaz boyunca biraz para kazanacak, alkol probleminden kurtulacak ve hayatını düzene sokacaktır. Kızıyla birlikte Amerika’ya yerleşme planları yapan eski karısından uzakta, Puşkin’i tanımak isteyen turistlere parkı gezdirecektir.

Puşkin Tepeleri, “zorluklar ve güzellikler sunan hayata sanatkârane bir bakış”ın romanı.

Saf gündelik yaşamı kurguya dönüştürme gücüyle Rusların büyük yazarları arasında yerini alan Dovlatov, mizahın hüzne bile ne denli yakıştığını da gösteriyor Puşkin Tepeleri’nde.

Sergey Dovlatov’un “en şahsi romanı” olarak nitelenen Puşkin Tepeleri’ni Ayşe Hacıhasanoğlu Rusça aslından çevirdi.

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • ismail
  • Küb
  • Emre Alemdar
  • Akın Yiğit
  • Dünyasız Bir Kafa
  • Yusufcan Durmuş
  • nesocum
  • Samet KAYA
  • Tuğçe inci
  • Çelebi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%8.3 (1)
8
%8.3 (1)
7
%33.3 (4)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0