3 yıl önce aldım bu kitabı, kalınlığı ve yoğun bilgi anlatımından dolayı hep gözüm korktu, okumayı erteledikçe erteledim. Bu sene Ramazan ayı için bu kitabı okumayı niyetime aldım. Daha iyi öğrenmeyi istedim ki belki bu gayretim için Kudüs'ü dünya gözüyle görmeyi nasip eder Allah diye.İnşaAllah eder.
Az demeyip her gün okuyabildiğim kadar okumaya çalıştım, bazen 5 bazen 10 sayfa okuyabildim ama netice itibari ile kitabın sonuna geldim. Ama nasıl geldim arkadaşlar.. Talha Uğurluel'in birkaç seminere katılma şansım olmuştu daha önce, gerçekten muhteşem bir tarihçi ve çok güzel bir hatip. Zaten Kudüs konulu bi seminerine katıldıktan sonra hemen kitabı edinmiştim. Ama bu kadar geç okuduğum için kendimden utandım..
Kitap o kadar güzel ve o kadar akıcı bi anlatıma sahip ki, evet bilgi dolu ama o bilgileri okurken asla "uff tm yeter" moduna geçmiyorsunuz. Biraz daha okuyabilsem keşkelerle kitabın sayfalarını çeviyorsunuz. Ben genelde şu duyguyu hissettim okurken; sanki Talha hocanın peşine takılmışım, onunla birlikte geziyorum harem-i şerifi.. o kadar lezzetli bi duyguydu ki kelimelerle ifade edemem.. Kudüse ecdadımızın verdiği değer gözlerimi yer yer doldurdu. Bu kadar eserimizin olduğu bir şehire karşı bu kadar az olan ilgimiz o kadar üzücü ki.. Çoğu yerde Kubbetüs sahra ve mescidi aksa arasındaki farkı bile bilmediğimizden yakınıyor hoca ki o kadar haklı ki. Özellikle bugün Kudüs'te yaşanan olayları anlayabilmemiz, müslümanca bir bakış açısı kazanabilmemiz için bu kitabı okumanın çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Tüm semavi dinler için Kudüs'ün ne anlama geldiğini çok detaylı ve güzel bir şekilde anlatıyor Talha hoca. Kitabın sonunda çok muhterem bir osmanlı askerinden bahsediyor, ruhuna gani gani rahmet eylesin Rabbim. Orda gecen son cümlelerle incelememi bitiyorum ve