Kirpikle rinin perdesine sığınıp karanlığa alıştıktan sonra, bir ışık karşısında önce sakinganlıkla açılan, sonra ışığı biraz kör edici bulsa bile kapan makta çok geç kalan bir göz gibi, o da zihnini sözcüklere açmıştı. Işık gelmişti işte, hem de göz onu reddettiği halde hiç yılmadan gelmekte diretmişti. Görmemek için çok geçti artık. Her şeye karşın, D koğu şunda hiçbir yerde duymadığı kadar rahat ve yaşamında ilk kez tanı nabilir ve tanımlanabilir bir şey kaçıklardan biri olarak duyu yordu kendini. Altında durabileceği bir sancak vardı artık.