İsmet Paşa çok rahatlamıştı. Çünkü Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmış, mensupları dağılarak sahneden çekilmişti... İzmir suikastı sanıkları yargılanıp mahkûm olmuş, böylece gerek İttihatçılar ve gerekse Terakkiperver tümüyle tasfiye olmuştu...
Meydanın boş kalması, bir boş meydanda İsmet Paşa’nın isteği gibi at koşturması Atatürk'ü çok rahatsız ediyordu. O'nun en büyük ideali ve özlemi, Meclis'te iktidar partisinin yanında bir de muhalefet partisinin bulunması ve böylelikle denetimin daha etkin bir şekilde yapılmasıydı. Bir muhalefet partisinin varlığı çok şeyi değiştirecekti. Gerçek halk egemenliği kurulacak, halk egemenliği fikri ve bilinci gelişecek, iktidarın kusurları, yanlışları ve suistimalleri hemen meydana çıkarılacaktı.
Ülkedeki hoşnutsuzluklar ve şikayetler de Atatürk’ün gözünden kaçmıyordu. Ekonomik durumun bozukluğundan şikayetçiydi. Tek parti ile ne bunların düzeltilebileceğini, ne de halk egemenliğinin özgürlüklerin tam olarak sağlanabileceğini anlamıştı. Bu nedenle ikinci bir siyasi parti kurmaya karar verdi.
...
Diyordu ki:
"... Samimi bir murakabe (denetim) teessüs etmedikçe hükümetler ve işbaşında bulunanlar şuuraltlarında saklı ve gizli hususi emel ve heveslerini devletin hakiki ihtiyaçlarından ayıramazlar. Hükümeti hatadan ve bu hatalar yüzünden devleti zararlardan korumak için bir muhalif fırkaya ihtiyaç vardır. Başladığımız inkılabı ikmal edelim (tamamlayalım)."