İbrahim Canik

GEÇMİŞTEN GELEN BİR TAVSİYE
Cumhuriyet yönetiminde cumhuraşkanlığının kendine özgü bir ebedi ayrıcalık ve tekel oluşturamayacağı fikrini, ..., halka telkin edilebileceğini düşünüyordu. Atatürk’ün bu arzusu sonradan ortaya çıkmış değildi. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu hazırlanırken, Cumhurbaşkanlarının yetkilerini ısrarla sınırlandırtmış ve şöyle demişti.: "Siz bana bakmayın. Beni nazar-ı dikkate almayın. Olaylar beni ordu ile, siyasetle, idareyle, her şeyle karıştırdı. Bu bir devrimdi. Siz benden sonra gelebilecek herhangi bir adamı ve o adamın muhtemel karekterini nazar-ı dikkate almalısınız."
Sayfa 257 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
MUHALEFETE DUYULAN İHTİYAÇ
İsmet Paşa çok rahatlamıştı. Çünkü Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmış, mensupları dağılarak sahneden çekilmişti... İzmir suikastı sanıkları yargılanıp mahkûm olmuş, böylece gerek İttihatçılar ve gerekse Terakkiperver tümüyle tasfiye olmuştu... Meydanın boş kalması, bir boş meydanda İsmet Paşa’nın isteği gibi at koşturması Atatürk'ü çok rahatsız ediyordu. O'nun en büyük ideali ve özlemi, Meclis'te iktidar partisinin yanında bir de muhalefet partisinin bulunması ve böylelikle denetimin daha etkin bir şekilde yapılmasıydı. Bir muhalefet partisinin varlığı çok şeyi değiştirecekti. Gerçek halk egemenliği kurulacak, halk egemenliği fikri ve bilinci gelişecek, iktidarın kusurları, yanlışları ve suistimalleri hemen meydana çıkarılacaktı. Ülkedeki hoşnutsuzluklar ve şikayetler de Atatürk’ün gözünden kaçmıyordu. Ekonomik durumun bozukluğundan şikayetçiydi. Tek parti ile ne bunların düzeltilebileceğini, ne de halk egemenliğinin özgürlüklerin tam olarak sağlanabileceğini anlamıştı. Bu nedenle ikinci bir siyasi parti kurmaya karar verdi. ... Diyordu ki: "... Samimi bir murakabe (denetim) teessüs etmedikçe hükümetler ve işbaşında bulunanlar şuuraltlarında saklı ve gizli hususi emel ve heveslerini devletin hakiki ihtiyaçlarından ayıramazlar. Hükümeti hatadan ve bu hatalar yüzünden devleti zararlardan korumak için bir muhalif fırkaya ihtiyaç vardır. Başladığımız inkılabı ikmal edelim (tamamlayalım)."
Sayfa 255 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
ŞEYH SAİD İSYANINA KARŞI ALINAN TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNUNA ELEŞTİRİ
"İsyanlar, irticalar yok edilmeli, asiler cezalandırılmalıdır. Buna şüphe yoktur. Ancak milletin doğal hukuku olan hürriyetini tehdit ve tazyik edecek önlemlere başvurulmamasını rica ederim." Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Genel Sekreteri Ali Fuat Cebesoy ... "Ayaklanmaya sahne olan bölgede (Piran-Bingöl) hükümetin (İsmet Paşa Hükümeti) yasal önlemler almasına taraftarız. Fakat doğal hukuku tehdit eden hiçbir kanuna taraftar değiliz." Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Başkanı Kâzım Karabekir Paşa.
Sayfa 243 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
TERAKKİPERVER FIRKASIYLA ORTAYA ÇIKAN MUHALEFETE KARŞI GAZİ PAŞA
Görüyorsunuz, en yakın dava arkadaşı bildiklerimiz, yaptıklarımızı yıkmakla meşguller. Benim davayı yürütmek için kayıtsız şartsız itaat edecek bir adama ihtiyacım var. Bu da İsmet Paşa'dır. Mustafa Kemal Paşa
Sayfa 239 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
İLK MUHALEFETİN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ VE SONU
Bu ayrılığın (Kâzım Karabekir, Ali Fuat, Rauf Orbay ve Cafer Tayyar Paşaların Halk Fırkası'ndan ayrılık süreci) gerçek nedeni, İsmet Paşa’nın Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barışı'ndan sonra takındığı tavırlarda bulmak mümkündür. ... Hiç unutmam: Bir gün Kâzım Karabekir Paşa’nın İstanbul'da yaptığı bir açıklamaya kızarak "Biz bu ağızlara mühür vurmasını biliriz" demişti. Gazi, bu sözlerinden ötürü İsmet Paşa’ya kızmış, "İyi ama nasıl mühürleyeceksin?" diye sormuş, sorusuna cevap alamamıştı. NOT: Gerçi Şeyh Said İsyanı bahane edilerek ilerleyen zamanda hem Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmış hem de partililere siyaset yasağı getirilerek ağızlara mühür vurulmuş ve nihayetinde muhalefet susturulmuştu.
Sayfa 236 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı