... Her yeri sel basıyor şimdi. Seller, kevok'un bedeninden doğuyor, bedeni şimdi dünyanın bütün sularının, göllerinin, nehirlerinin kaynağı. Yaşadığı şeylere bir anlam veremiyorum. Aşk olmalı bu... Demek uğruna ölünen, kaderlere yön veren, her şeye hükmeden aşk dedikleri şey böyle bir şey. Bir şehvet denizinde gidip geliyor. Onun da içinde bir şimşek çakıyor, şimşek bir aydınlık oluyor. Aydınlık yavaş yavaş bütün bedenini istila ediyor. Sarsılmaya başlıyor. Birden bire bağırıyor, "Öl, hadi şimdi öl." Sanki...
... Kevok, alnına yazılmış hem parlak hem kötü kader, önüne çıkmış yeni hayat, hayat kaynağı aynı zamanda. Ve sabır taşı kevok. Hep sabretti, her zaman, her yerde, her durumda... Kar, bora, tipi ve ölüm korkusu üzerine çullandığında, günlerce mağaralarda, kaya oyunlarında kaldığında, kara taşların üzerinde uyuduğunda, kızgın güneşin altında kaldığında, dağa taşa kanı aktığında, yaralanıp düştüğünde, karanlık zindanlarda...hep sabretti. Şimdi de, çıktığı bu ölüm yolculuğunda yine öyle sessiz sabrediyor. Kevok, suyunu sabırdan alan bir pınar, suyu ancak ölümle kuruyacak.
Cemal süreyya 'yı dinleyin :"Yoksuluz, gecelerimiz çok kısa, dört nala sevişmek lazım." sonrası geriye kalan aşktır,baki kalan aşk. Aşk' ın kürtçesi "evin" dir. Ve senin evin dünyadaki en güvenli yerindir.