Canon Daddy

Canon Daddy
@CanonDaddy
Azərbaycan
1998
89 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
İsa: "Gelin bana, acı çekenler, yükler altında ezilenler, sizi rahata kavuşturacağım, " dedi diye acı çekmek, yükler altında ezilmek gerek sanıldı; onun getirdiği rahatlayışı 'bağışlama belgeleri'ne dönüştürdüler.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yeryüzünde öyle geniş, öyle sonsuz yoksunluklar, umutsuzluklar, öyle sıkıntılar, öyle korkunç şeyler var ki, mutlu kişi mutluluğundan utanmadan düşünemez bunları. Gene de mutlu olmasını bilmeyen kişi, başkasının mutluluğu için hiçbir şey yapamaz. Mutlu olmanın karşı konulmaz zorunluğunu duyuyorum benliğimde. Ama ancak başkasının zararına olan, başkasını yoksun bırakan sahipliklerle elde edilen her mutluluğu da iğrenç buluyorum.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Edebiyat
Her kesinleme el çekişte sona erer. Kendinde boyun eğdiğin her şey yaşam bulacak. Kendini kesinlemeye çalışan her şey, kendini yadsır; kendinden el çeken her şey kesinler kendini. Kusursuz bir sahip oluş ancak verişle kanıtlar kendini. Vermesini bilmediğin her şey senin efendin olur. Özverisiz diriliş olmaz. Bir şey ancak sunuşla çiçeklenebilir. Kendinde korumaya çalıştığın cansızlaşır. Meyvenin olgunlaştığını nereden anlarsın? -Dalından kopuşundan. Her şey veriş için olgunlaşır ve sunuşla tamamlanır.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir acı geçtikten sonra duyduğumuz sevincin bir sevinç sonunda duyduğumuz kederden güçlü olması nedendir? Keder içinde bu kederin seni yoksun bıraktığı mutluluğu düşünürsün, oysa mutluluğun kucağında bu mutluluğun senden uzak tuttuğu acıları aklına bile getirmezsin de ondan; mutlu olmak senin için doğal bir şeydir de ondan.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Edebiyat
Mutluluk, kendimi mutlu olmaya gereksinim olmadığına inandırmayı başardığım günden sonra yerleşti içime; evet, mutlu olmak için hiçbir şeye gereksinimim olmadığına inandığım günden sonra. Bencilliğin sırtına kazmayı indirdikten sonra, herkesin kana kana içebileceğince sevinç fışkırtmıştım sanki yüreğimden. En iyi eğitimin örnekle gerçekleştirilebileceğini anladım. Mutluluğu bir iç çağrı gibi kucakladım. Daha neler, diye düŞünüyordum o zaman, ruhun bedeninle eriyecekse, elden geldiğince, erken gerçekleştir sevincini. Ama ruhun ölümsüzse, duyularını ilgilendirmeyen şeylerle ilgilenmek için bütün bir sonrasızlık olmayacak mı önünde? İçinden geçtiğin şu güzel yerleri hor mu göreceksin, çabucak elinden alacaklar diye güzelliklerine sırt mı çevireceksin? Yolculuğun ne denli hızlıysa, bakışın da öylesine doymaz olsun; kaçışın ne denli çabuksa, kucaklayışın da öylesine birdenbire olsun! Bir anlık tutkun olarak, bir daha tutamayacağımı bildiğim şeyi sarışımdaki aşk ne diye daha az olacakmış? Kararsız ruh, elini çabuk tut! Bil ki en güzel çiçek en çabuk solan çiçektir. Çabuk eğil kokusunun üzerine. Ölümsüzün kokusu yoktur.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Edebiyat