Cansu B.

Cansu B.
Okumak, daha çok okumak gerek...
Çoğu insanın tutunamadığı o kitaba ben tutundum
10/10
·724 syf.··
2021 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 09:55
Ben bugün Tutunamayanlar'ı bitirdim... Oğuz Atay'la tanışmam lisede edebiyat dersi ve edebiyat öğretmenim vesilesi ile oldu. O zamandan bu zamana uzun yıllar geçti. Eğer o yıllarda okusaydım asla tutunamaz ve okuyamazdım. Çokça defa erteledim okumayı zamanı var Cansu dedim. O zaman geldi kendimi tutamayıp artık zamanı dedim ve pdf olarak okudum. ( ve okuduğum ilk pdf kitap) başlarken korkum vardı ya tutumanazsam ama olmadı tutundum hatta kitap su gibi akıyordu yalan yok takıldığım Of dediğim oldu ama ben tutundum. Dili anlaşılır bir kitap en azından benim açımdan kitaba başlamadan önce kitaplar ve edebiyat hakkında yol kat etmiş olmanız lazım bazı kitapları okumuş ve anlamış olmalısınız ki bu kitaba tutununabilesiniz. Kitabın konusunu özetini asla bir cümleye ve bir kaç cümleye sığdıramam bu güç bende yok. Bu öyle Bi kitap ki sanki hayat gözünüzün önünde akıp gidiyor bir o kadar gerçekçi bir o kadar büyülü. Gönül isterdi ki bu edebi zevkin tadına herkes varsın herkes tutunsun... Turgut Özben'in üniversitesiden yakın arkadaşı Selim Işık'ın ölümü ve ardında bıraktığı anılar hatıralar, kısa ama kocaman bir hayata tutunamayaşının romanı. Tutunmak isteyipte her gün milim milim eriyip tutunamayanın romanı. Ve inanılmayan ölüm haberinin, kalan anıların, hatıraların, kişilerin arasında boğulan Turgut Özben'in romanı. Oğuz Atay'la ilk tanıştığım kitap. Dili çok güzel, anlatımı yoğun dolu dolu. Anlatılamayacak kadar harika bir kitap. Belli bir yol katetikten sonra okunması gereken bir kitap hayatı insanları psikolojiyi, dostluğu, aşkı, aileyi ve dahi bir çok şeyi konu alan anlatan mesaj veren bir kitap. Sonuyla başıyla anlamıyla beni çok büyüledi uzun süre etkisinde kalacağım muazzam bir eser. Tutunamayanlar'a ve ardında kalanlara selam olsun... Doğru zamanda okumanız
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·163 syf.··
2020 7. kitabı
Selamlar, Öncelikle belirtmek isterim ki bu kitabı 3. okuyuşum hem Sabahattin Ali ve bu kitabın tutkunuyum. bu kitabı ilk okuduğumda lisedeydim öyle popüler değildi o zamanlar tabi. İlk okuduğumda bende bıraktığı tesiri asla tarif edemem, çok güzeldi. bir insanın aslında göründüğünden dahi derin olduğunu çok başka hikayelere sahip olduğunu binevi buz dağının ardının olduğunun bilincine vardım. neyse kitaba gelecek olursak bir iş arayan bir adamın arkadaşı vasıtasıyla girdiği bankada çalışan Raif efendiye rastlamasıyla yanı odayı paylaşmasıyla başlıyor. Raif efendi sessiz kendi halinde insanlardan kendini soyutlamış yolda geverken yanımızdan bile geçmediğini fark etmeyeceğimiz biridir. Ama hiç düşündünüz mü dünya da her fark etmediğimiz insanın arkasında nasıl hikayesi olduğunu.... kitap işte tam da bu noktada devreye giriyor o sessiz kimsenin fark etmediği Raif efendinin ölümüne yakın bir defterle tüm sırlarını, görünenin arkasındaki buz dağının sır perdesini aralıyor. Babası vasıtası ile Avrupa'ya öğrenim için giden Raif'in sessizliğini, yalnızlığını alıp götüren adeta kendisi gibi bir ressam kadın Maria Puder'e aşık olması ile bozuyor. Dostça başlayan ilişki istemeyerek de olsa aşka dönüşüyor. ikili türlü sebeplerle tekrar birleşmek şartıyla ayrılıyor. Raif Türkiye'ye dönüyor Maria annesi yanına Prag'a... Hep mektuplaşıyorlar sonra bi gün mektuplar kesiliyor taa ki 10 yıl sonra Raif bir ortak bir ahbapla Ankara'da karşılaşınca orada tüm sır perdesi aralanıyor mektupların neden kesildiği, Maria'ya ne olduğu ve en önemlisi de Maria'nın ardında bıraktığı Raif'in bir haber olduğu hatıradan bir kız çocuğundan.... Evet Raif ve Maria'nın kızı.... tesadüflerle çevrilmiş , olanaksız ve yetim bir aşk hikayesi.... ben her seferinde büyük bir aşkla ve içimdeki hüzünle okudum
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
10/10
·234 syf.··
2021 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 22:02
Merhaba, imkansız bir aşk öyküsünden çıktım . İçimde bir şeyler buruk... kitaba başlarken bir aşk hikayesi olduğunu ve gerçek bir hikayeden alıntı olduğunu bilerek aldım ve okumaya başladım . İyi bir hissiyatla başladım. Kitap çok akıcı ve sürükleyici dili yalın ama yoğunda aynı zamanda . İçerisinde bulunduğum aşk hikayesine gelecek olursak Paris'te bulunan ünlü bir yosmanın öldükten sonra bıraktığı borçları karşılamak için yaşadığı ev ve eşyalarının müzayedede satılması ile başlıyor. şans eseri müzayedede bulunan biri yosmaya ait bir kitabı değerinin çok üstünde satın alması ve içinde hediye eden kişi olan mösyö Armand Duval'ın notuyla karşılaşıyor. Günler sonra kapıya kitabın hediye edicisi geliyor ve bu kitabı ona verdiği paranın 10 katı para ile iade etmesini istiyor . Hikaye böyle başlıyor. Armand Duval aşkını bu adama anlatıyor neler yaşadıklarını ayrılmak zorunda kalışlarını yarım kalan aşka dair her şeyi ve aşkın sahibi güzeller güzeli yosma Marguerite'yi anlatıyor. Daha fazla spoi vermeden susayım :) bayılarak bazen üzülerek, hüzünle okuduğum gerçek bir aşktı benim için . Keşke ikili ilişkiler hep böyle gerçek sevgi ile olsaaa... Gerçek bir aşk hiyaesine şahit olmak isteyenler uygun kitap . Keyifli okumlar:)
Edebiyat
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
10/10
·308 syf.··
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 22:39
Öncelikle belirtmek isterim ki okuduğum en en en en iyi kitap hatta ömrüm boyunca okumuş olduğum en iyi kitap bile olabilir. Yazarın ilk okuduğum kitabı Atsız'la ilk tanışmam oldu ama üslubuna, yazımına, anlatımına kısacası her şeyine hayran kaldım mükemmel bir yazar fikir adamı şair. Bence tam da vaktinde tanıdım fikirlerine vakıf oldum. Kitaba gelecek olursak başta acaba tarihi roman mı efsane mi nedir diye düşündüm ilk bir Uygur masalı ile başlayınca galiba bir efsane anlatılıyor sandım ama yanıldım. Çok güzel bir hikaye ile devam etmiş sevgili baş karakterimiz Selim Pusat askerlikten türlü sebeplerle men edilmiş bir yüzbaşı, okurken onun fikrini, dünya görüşünü karakterini vb. bir çok şeyine tanık olup onu kendiniz kadar iyi tanıyorsunuz. Aslında bir yönüyle sanki büyük yazarımız Atsız kendi fikrini dünya görüşünü bir karakter üzerinden aktarıyor gibi de sandığınız oluyor sanırım da öyle. Okurken kendinizi bir sembolizm deryasında bulacaksınız. Örneğin Pusat mahkemede yaptığı konuşma Tanrı ile arasında geçiyor vs. bunun gibi. çeşitli Türk kahramanları, peygamberler, şeytan vs. gibi şeylerde yine sembolize olarak yer alıyor. Kitaba ilerledikten sonra beni çokça kez bitecek korkusu aldı içinde kayboldum hiç bitmesin istedim. Öyle ki sizi içine alıyor hikayeyle beraber sürüklüyor. Ve en önemlisi sonunu asla tahmin edemiyorsunuz kesin şöyle olacak deseniz de asla öyle bitmiyor. Atsız'ın edebiyatçı ruhu da yine esere yansımış çeşitli yerlerde hem kendi şiirlerini hem de divan edebiyatına ait beyitleri, kasideleri ve edebi konuşmalar yer alıyor. Kitap sona yaklaştıkça heyecan doruğa çıkıyor sanki okuyor gibi değil de yaşıyor gibi gözünüzün önünde yaşanıyor da siz şahit oluyormuşsunuz gibi etki yapıyor. Anlatılacak övülecek o kadar çok yönü var ki nerden başlayayım ne
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
" Hayat efsaneleri tekrar eder "
1/10
·211 syf.··
2020 38. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 23:51
Merhaba, Kitabı çok büyük istekle aldım, bu benim ilk Orhan Pamuk kitabım, okumaya başladım ama yarım bıraktım istediğim tadı alamadım, krolonojik yazılmış basit cümlelerle anlatım vardı yarım bıraktım. Bir süre sonra ya neden kaldığım yerden devam etmeyeyim dedim ve kaldığım yerden okumaya başladım. Ve bugun bitirdim. Kitap efsaneler üzerinden baba-oğul ilişkisini gözler önüne seriyor efsanenin biri doğu (İran), diğeri ise batı (Yunan), bunlar arasında bağlantıyı kurarak kurgulanmış, bazen gerçek bir hikayeyi mi anlatıyor diye düşündüm, bir aşk romanı diye geçiyor ama bence değil, aşk romanından çok dediğim gibi baba oğul ilişkisi anlatıyor. Kırmızı saçlı kadının aslında kim olduğu açıklıyor. Kitap sona doğru beni heyecanlandırdı olaylar krolonojik sıradan çıkıp çok dolu kurguya döndü bu benim önyargımı da kırdı. Kısacası okumak isteyen, Orhan Pamuk seven, efsaneler inann herkesin okumasını tavsiye ederim. Fakat takıldığım bir nokta sevgili yazarımızın ülkemize karşı karşıt söylemleri var ve çokça eleştiri yapıyor, Orhan Pamuk'un Türkiye'ye karşıt görüşleri olduğunu biliyordum. Yazarımız Osmanlı'dan taa Türkiye cumhuriyeti' ne kadar hatta günümüze kadar çeşitli şeyleri eleştiriyor bu biraz itici olmuş. Ama sanıyorum ki bu yazırımızın yazma şekli bu ve bu yolla bu kadar okunuyor sanırım ayrıca diğer kitaplarında da aynı eleştirelin yer aldığını araştırdım. (sanırım bu kitap ilk ve son olur benim için) Neyse okuyacak olanlara keyifli okumalar :)
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma