"Hak ediyormuş! Belki hak ediyordur. Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.
Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf Kralları'na
Yedisi taştan saraylarında Cüce Hükümdarlar'a,
Dokuz Yüzük Ölümlü İnsanlar'a, ölecekler ne yazık
Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi'ne Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak
Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak Gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda
Bulantı edebi olarak zorlayıcı, yer yer sıkıcı ve tekrarlı olsa da, şu temel meseleleri çok net ve güçlü biçimde ortaya koyuyor: İnsan, dünyada hazır bir anlamla doğmaz. Varlık, kendiliğinden ve nedensizdir. Anlamı insan kendisi kurmak zorundadır. Bu farkındalık ilk aşamada özgürlük değil, korku ve tiksinti yaratır.
Roquentin’in yaşadığı “bulantı”, aslında bu çıplak gerçeğin bedensel karşılığıdır:
“Her şey var ama hiçbir şey olması gerektiği gibi değil.”
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma