Yaşanan, 4200 yıllık Konfüçyüs uygarlığıyla, 242 yıllık Amerikan uygarlığı arasındaki henüz derinde devam eden fay kırılmalarının dışarıda hissedilen şoklarıdır. Yaşanan, dengeyi savunan bir uygarlıkla yaratıcı kaosu savunan diğeri arasındaki çekişmenin sancılarıdır.
Bu neşeli, akıllı uslu insan sesleri arasında yalnızım. Bütün bu insanlar, vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar.
Suyun altı, tarih değiştirmiştir. 7 Mart 1915'i 8 Mart'a bağlayan gece Çanakkale Nara'dan 26 mayınla hareket eden Nusret mayin gemisinin komutanı Tophaneli Yüzbaşı Hakkı, birkaç saat sonra Erenköy Karanlık limanına dökeceği 26 mayının sadece Osmanlı İmparatorluğu'nun kaderini değil, dünya siyasi tarihinin kaderini de değiştireceğini bilebilir miydi? Churchill'in ifadesi ile:
".... Fakat Nusret gemisinin gizlice döktüğü bu 20 demir kap, harbin devamı ve dünyanın geleceği bakımından, diğer bütün gayretlerden daha mükemmel ve daha kesin sonuçlu hedeflere varmak içindi... Ve gene bu engeldir ki, Türkiye'yi bir bozgundan kurtardı ve harbi uzattı. Bu yüzden, mağluplar kadar muzaffer Avrupa da sarsıldı. Kemiklerini Fransa, Belçika, Polonya, Galiçya, Balkanlar, Filistin, Suriye ve Kuzey İtalya topraklarının örttüğü 6-7 milyon insan, düşmanlarının kurşun ve gülleleriyle değil, 18 Mart sabahı Çanakkale'nin kuvvetli akıntısı altında, ağırlıklarına bağlı bulundukları tel halatları üzerinde gerili duran 20 demir kap yüzünden yok olup gitti."