Kitap dünyamda insanları ikiye ayırırım.İnce Memed’i okuyanlar ve diğerleri diye.Şimdi bu ayrımıma bir kitap daha ekliyorum: Tatar Çölü..Bu kitabın ne anlattığı hakkında bir şeyler söyleyebilmek bence çok zor:)Çünkü konu değil hisler var.Ben tam olarak şöyle hissediyorum;basit,sakin,durağan,tehlikesiz,hatta sıkıcı ve heyecansız gibi görünen bir durum ben kitabı beklentisiz okurken sinsice zihnime girmiş ve son sayfasını kapattıktan sonra beni evin bir köşesinde felç etmiş gibiydi.O hissi unutamıyorum..ki hala bir şeyler yazıyorum buraya.Zamanın ışık hızı gibi hissettirdiği bu dönemde üzerine hiç düşünülmeyen bir BAKIŞ AÇISI’ydı sanırım o his.
Son olarak şunu hatırlıyorum;bir kaç ay her arabaya binip önümdeki yola çıktığımda kitabın kapağını ve ismini görüyordum:) Üzerinden çok zaman geçmiş..Şimdi ise hala merak ettiğim bir şey var.Bu kitap benim o dönemki ruh halimle ilgili mi bana öyle hissettirdi yoksa ne..Şimdi bu anda bu kitabı okuyan 20 farklı kişiyle sohbet etmeyi o kadar isterdim ki..Bastiani kalesinde bir akşamüstü Tame Impala “Let it Happen “dinliyorum:)Görüntüyü hayal edenler like