Uzun zaman sonra beni heyecanlandıran bir kitaptı.Neden; sanırım ilk başta isminden etkilendim.SOĞUKKANLILIKLA.İyi kitapları adından bile anlayabilme radarına sahip olduğuma da eminim:) Keza öyle de oldu.Ta ki son sayfayı kapatıncaya kadar.Gerçek bir hikaye..Zamanın,yerin önemi yok.4 güzel insanın bir hiç uğruna 2 canavar ruhlu katil tarafından işkenceyle öldürülmesi..Bu cinayetlerin aydınlanması için didinip duran bir şerif(Dewey) meraklı kasaba halkı..Katillerin aileleri..Yakalanıncaya kadar geçen zamanda yaşadıkları olaylar ve yargılanma süreçleri..Ve idamları..Peki beni ne rahatsız etti hemen söylüyorum.Hiç öyle pskilojik analizlere filan da girmeyeceğim.Yazarın bu 2 canavarı güzellemesi..İfadeleri alınırken çocukluklarından ve aile yaşamlarından bahsettiklerinde neredeyse okuyan kişiler onlarla bir bağ kurup hatta acıyacak ve aman ölmesinler lütfen diyecek gibiydi.Şunu demek istemiş sanırım bakın bu 2 kişi aslında çok kötü çocukluk yaşamış,tramvaları da var,tipleri de düzgün hiççç katile de benzemiyorlar hatta biri zekii biri esprili şakacı vs vs .Bunları okurken kitap gözümde bambaşka bir hal aldı.Şu an güncel olarak yaşadığımız hepimizi üzen o olay..”Suça sürüklenen çocuklar”.. Bağlantıyı kurun ne demek istediğimi anlayacaksınız.Böyle bir sahtekarlığı siz insanlar uydurdunuz.Dick ve Perry denen o katiller çocukken de o ruha sahiptiler.Kitabın sonlarına dogru birinin mahkemede söylediği söze katıldım yalnızca.” idam edilseler bile yalnızca 2 kişinin hayatından gitmiş olacak”. bu iki acımasız katilin cezalarının bedeli tabiki de kısacık süren idam bile olamaz.Neyse ki ilahi adaletin olduğu bir boyut bir yerlerde iyi ki var.
Ayrıca son olarak kitabı normalde 3 günde bitirebilirdim ama o yabancı isimler o kadar fazlaydı ki kim kimdi? Bu yer neresiydi? gibi gibi bir