“yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
''muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ancak birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gidecekti. bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu..''
Kitap sade ve akıcı bir dille yazılmış. Yer yer konudan uzaklaşılsa da verilmek istenen mesaj başarılı bir şekilde aktarılmış. Sürükleyicilik hissi okuyucuya başarılı bir şekilde verilerek okuyucunun sıkılmaması sağlanmış ve süslü anlatımlardan uzak durularak yalın bir dil kullanılmış.
Çocuklar için yazılsa da her yaştan insanının keyifle okuyabileceği güzel bir çocukluk anısı kitabı Şeker Portakalı.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,2bin okunma