Öyle çok kitap okuyan biri değilimdir. Ama çok sevdiğim, değer verdiğim, hayatıma anlam katan bir güzel önerdi bu kitabı ve bir koşu alıp okumaya başladım. (Ki o güzel ne önerirse sorgusuz uygularım ;) ) Tabi kitabı önerirken sayfa sayısından hiç bahsetmemişti :) Kitabı elime alınca acaba nasıl biter bu kitap diye düşündüm bir süre. Okumaya başlayınca anlamsız şekilde kitabı elimden düşüremez oldum. Evet aşırı detay ve derinlemesine betimlemelere sahip ama buna rağmen akıp gidiyor. Daha kitabın başındayım, henüz saat sabahın 8:30'u ve Oblomov yeni uyanmıştı. Vakit öğlen olmuştu ama Oblomov hala yatağından çıkmadı. Tahminim 100'lü sayfalarda Oblomov yatağından çıkacak ve onu sürekli dışarıya çağıran arkadaşlarını dinleyip evinden çıkacak, belki de hiç evden çıkmayacak sonuçta Oblomov bu ;)