Beyzanur çekiç

Beyzanur çekiç
Geldikleri toplumsal sınıflar, ayrıca sahiplendikleri müslü­man kimlikleri nedeniyle, kendilerini eğitim yoluyla ispat etme zorunluluğunu daha fazla hissetmekteydiler: Niye ben mesela okumayayım? Müslüman devamlı geri kalmış durumda. Mesela ben bir yabancı dergiyi okuyup yabancı ülkelerde ne gibi gelişmeler oluyor, öğrenmeliyim. Benim hakkım. Kendimizi ispatlama çabamız var..
Sayfa 152·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sadece haramları öne sürerek kadınları toplumdan soyutlamaya çalışıyor­lar. Mesela müslüman bir erkek, hanımını okula göndermiyor, çalıştırmıyor, otobüse binsin istemiyor. Hanımlar açısından haramları öne sürüyorlar... Al­lah'ın emirlerini uygulamama noktasında kalıyorsam, bu, erkek için de söz ko­nusudur ... Onun otobüse binmesi de sakıncalıdır. Kadının yasaklara uyarak erkeklerden daha fazla "feragat ve fedakârlık" göstermesini anlamadıklarını ifade eden İslamcı ka­dınlar, doğrudan İslamcı hareketin erkeklerini sorgulamaktadır­lar: Sosyal bir varlık olmanın meydana getirdiği ihtiyaçları karşılamak iste­yen kadına daima haramları gösterip 'bunlar haram olduğuna göre bu istekle­rinden ... ihtiyaçlarından vazgeçmelisin,' demek, erkekler açısından ne kadar kolay bir çözüm!
Sayfa 163·Kitabı okudu

Beyzanur çekiç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·189 syf.·
2024 3. kitabı
Nilüfer Göle
8.1/10 · 271 okunma
“Seçkinlerinin çok uzak oldukları bir kültürde kişi 'halk seçkini' - mesela Nurcu- olmayı deneyecektir", "Okula gitmenin sağlaya­cağı imkânların kapalı olduğu yerde kişi Kuran kursu yolunu se­çecektir," diye yazan Mardin, toplumsal katılım ve seyyaliyetin dinamiklerine dikkati çekmiştir.Öte yandan yazarın deyişiyle din, büyük ideolojilerin ve Kemalist modernleşmenin boş bıraktı­ğı gündelik yaşamın yönetimim sahiplenmekte, insanın toplum içinde nasıl hareket edeceğinin haritasını vermekte, "toplumsal kılavuz" işlevi görmektedir.
Sayfa 180·Kitabı okudu
İslami arabesk terimi mükemmel uymuş
Bu eği­lim, eğitim ve kültür düzeyi düşük, "halk İslamı''ndan gelen ke­simlere hitap eden yayınlarla "hakiki İslam”ı sunmaya çalışmakta, ancak "ucuz radikalizm ve popülizm" söylemleri, güçlenen yeni­likçi İslam yorumlarının gerisinde kalmaktadır.Nitekim Mektup dergisinin ve Emine Şenlikoğlu'nun İslamcılığını en başta müslüman aydınlar eleştirerek, bunu kentleri dolduran taşralılardaki "lümpenleşme ve müslümanlaşma" eğiliminin-kaynaşması olarak görmekte, "İslami bir arabesk" doğduğunu söylemektedirler.
Sayfa 151·Kitabı okudu