... "akılsız irade", bilmeksizin isteme, dünyadaki en bayağı ve en sıradan şeydir ve her mankafanın başının belasıdır, ki heyecanlarının tatmini sırasında yoğrulduğu hamuru gözler önüne serer.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbir durumda kendini filozof olarak adlandırma ve eğitimsiz kişilere teoremlerden bahsetme; bunun yerine teoremlerden öğrendiklerini uygula. Örneğin, bir ziyafette, insanın nasıl yemesi gerektiğini anlatmak yerine, yemen gerektiği gibi ye. Sokrates'in de gösterişten her zaman kaçındığını unutma. ...Dolayısıyla, eğer eğitimsiz kişiler herhangi bir teoremden bahsetmeye başlarlarsa, sessizliğini koru, çünkü henüz sindirmediklerini kusma tehlikesiyle karşı karşıyasındır. Eğer birisi sana hiçbir şey bilmediğini söylerse ve sen buna üzülmezsen, bu gerçekten filozof olmaya başladığın anlamına gelir. Koyunlar bile ne kadar yediklerini kanıtlamak için çobanların önüne kusmazlar; yediklerini sindirdikten sonra yün ve süt üretirler. Sen de eğitimsiz kişilere teoremleri bildiğini göstermek yerine, hareketlerinle bunları sindirdiğini göster.
Durgun havalarda, bol sularını ormanların, dağların arasından rahat, ağır ağır taşırken çok güzeldir Dinyepr. Kıpırtısızdır, gürüldemez hiç. Bakarsın, bu görkemli genişliğin akıp akmadığını kestiremezsin. Nehir camdan dökülmüş gibi gelir sana. Genişliği ölçüsüz, uzunluğu sonsuz aynadan masmavi bir yolu andırır. Yeşillikler arasında kıvrıla kıvrıla uzar gider. Böyle zamanlarda güneş bile gökyüzünden aşağılara bakarken, ışınlarını ışıl ışıl serin sulara yollarken mutludur. Kıyı boyunca uzanan ormanlar da billur sularda yansımaktan haz duyarlar. Yemyeşil ağaçlar, kır çiçeklerini de yanlarına alıp toplaşırlar kıyıda, eğilip sulara bakarlar. Parlak görüntülerini seyretmeye doyamazlar. Gülümserler görüntülerine. Dallarını eğerek selamlarlar onları... Dinyepr'in ortalarına bakmaya korkuyor gibidirler. Güneşten, bir de gökyüzünden başka hiçbir şey bakamaz zaten Dinyepr'in ortasına. Çok az kuş uçabilir oraya kadar. Ne güzel bir nehirdir Dinyepr! Bir eşi daha yoktur yeryüzünde!