Burcu Nahmias

Burcu Nahmias
@Ceko2024
Yavaş okurum. Bazen yazarım. Genelde hayal kurarım. Keşfetmeye ve paylaşmaya bayılırım.
Yüksek Lisans
İstanbul
İzmir
39 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Egonun İfşası: Toplumsal Yaralar; Zalim ve Mağdur Döngüsü
Puan vermedi·264 syf.··
2025 34. kitabı
Çok ama çok sarsıcı. İnsanın ne menem bir yaratık olduğuyla yüzleştiğim olay örgüsü kafamı karıştırdı, yüreğimi dağladı. Olaylar öylesine sarsıcı ki öfkelendim hatta intikam arzusu ile kanımın daha hızlı aktığını hissettim. Üçüncü tekil şahıstan bir parça mesafeli anlatılsa da ana karakter David ile ilgili yoğun duygular hissetmemeye imkanı yok. Kendisinden hem tiksindim hem de acıma duygusu hissettim. David erkek egemen kültürün korkunç bir örneği. Sapkın cinsel arzularını erkek olmanın doğal bir sonucu olarak görmek, göstermek istiyor. Bir yerde acaba tıbbi olarak cinsel arzularımı ortadan kaldırmanın bir yolu var mı diyor ama kısacık bir an. Öğrencisini hiç bir tereddüt duymadan taciz ediyor. Sonra da aramızda büyü gibi bir şey vardı; bir çekim; yüksek bir tutku vb. olduğuna hem kendini hem de etrafını iknaya kalkışıyor. Bakıyor ki ikna edemeyecek bu defa da kuyruğu dik tutuyor. Madem beni suçlu buluyorsunuz o halde suçluyum. Ne ceza veriyorsanız kabul ediyorum diyor. Pişmanım dese, özür dilese kariyerini koruyabileceği söylense de dinlemiyor. Yüksek erkek egosu kırılmıyor. Her şeyi feda etmeye razı yeter ki boyun eğmesin. Ama hayat kırılmayan egoları ezme konusunda her zamanki dirayetini gösteriyor. Kurgu hakkında daha fazla bilgi vermek doğru olmaz. Bir de Güney Afrika’daki toplumsal yapının gözler önüne serildiği muhteşem detaylar var. Okuyan hiç kimsenin pişman olmayacağını ve herkesin kendi payına özel bazı çıkarımlar yapacağını düşündüğüm harika bir roman olduğunu söylemekle yetineceğim.
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,539 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Burcu Nahmias

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.··
2025 34. kitabı
J. M. Coetzee
7.7/10 · 3.539 okunma
Gulyabaninin Bahçesinde Oyuncak Bebek miyiz?
Puan vermedi·176 syf.··
2025 33. kitabı
İçine doğduğumuz toplumun değer yargıları bir anlam ifade etmiyorsa. Kendin yenilerini kurma kudretinden ve arzusundan yoksunsan. Başarı peşinden koşmak ahmakça geliyorsa, saygı görmenin ve onaylanmanın içinde hiç bir karşılığı yoksa ne yaparsın? Bağ kuramayınca, bağımlılık arayacağın da bir gerçektir belki ama iş o kadar basit değil. Toplumun başarılı saygın bulacağı bir birey olmak senin için zor değilse bir gün bakıp da tüm payeleri birbir topladığını ama senin için çakıl taşından değersiz olduğunu anladıysan. Derin kuyularda merdivensiz kalırsın, belki de kendini kuyunun dibine çala çala bir tünel ya da bir ışık aramaya kalkarsın Adele gibi. Kuyunun dışı malumdur ama belki zayıflığının içinde en dibinde bir umut olabilir mi? Roman boyunca aklımda bu soru vardı. Galiba bu sözlerim zayıflığıyla sarhoş olan bir insanı anladığımı sanmak. Düşünüyorum da gerçekten anlamış olsam yine umut mu aradım diyorum kendime. Kafam karışık. Ancak Adele’i bir şekilde anladığıma ve her yerde kabul gören Richard’lardan tiksindiğime kuşkum yok. Leila Slimani’nin dili de kurgusu da çok başarılı. En çok takdir ettiğim tarafı, Adele’i mazur göstermeye çalışmayışı, mesela Adel’e bir çocukluk travması geçmişi kurgulamamış olması. Tıpkı gerçek hayat gibi nedenleri biz uyduruyoruz, olaylar kendi kendilerine olup bitiyorlar. Epigraf çok anlamlı, her şeyi içinde gizliyor gibi burada da olsun istedim: Göz kararması düşme korkusundan farklı bir şeydir. Bizi çağıran, bizi kışkırtan, altımızdaki boşluğun sesidir göz kararması; düşme arzusudur, bu arzunun karşısında dehşete kapılır, kendimizi korumaya çalışırız. Gözünün kararması, kendi zayıflığınla sarhoş olmandır. Zayıflığın farkındasındır, ona karşı koymak değil, kendini bırakmak istersin. Kendi zayıflığınla sarhoş olur, daha da zayıf olmak,
Gulyabaninin BahçesiLeila Slimani · Ayrıntı Yayınları · 2018193 okunma
Harika Bir Roman mı? Bence Değil
2/10
·376 syf.··
2025 32. kitabı
Yazarın daha önce Kar Kuyusu adlı romanını okumuş, ortalamanın üzerinde bulmuş; ilk kitap olması nedeniyle de umut vadettiğini düşünerek başka bir eserini de okumak istemiştim. Bu kez Harika Bir Hayat Storytel’de karşıma çıktı. Biraz dinledikten sonra, Suat Derviş’in sokaklarda dolaştığını, yanında Nâzım Hikmet’in yürüdüğünü, kahramanın babasının Sertellerle arkadaş olduğunu görünce hemen kitabı sipariş ettim. Belgesel roman türüyle yeni tanıştım; ilk olarak Murat Gülsoy’un Ressam Vasıf’ın Gizli Aşklar Tarihi adlı kitabında karşılaştım ve tek kelimeyle bayıldım. Bu vesileyle herkese tavsiye ederim. Tarihî kişiliklerin kurgu içinde yeniden can bulması beni çok etkiliyor. Kurulan hayalleri zihnimde canlandırmayı seviyorum. Bu türü sevenler için Harika Bir Hayat da keyifli bir okuma sunuyor. Roman Birinci Dünya Savaşı yıllarında başlıyor ve ellili yılların sonuna kadar uzanıyor. Dönemin atmosferine dair zihnimdeki atmosferlere büyük katkı sundu. Üstelik bunu salt kurgu yoluyla değil, tarihsel kaynaklara ve belgelere dayanarak yaptığı için yazara teşekkür etmek isterim. Dipnotlar özenliydi. Başkalarına önemsiz görünebilecek kimi küçük bilgiler beni heyecanlandırdı. Örneğin, Büyük Tarabya Oteli’nin Tokatlıyan’ın yazlık şubesi olduğunu öğrenmek hayli şaşırtıcıydı. Otelin yanmadan önceki halinin fotoğraflarına uzun uzun baktım. Zeplinlerle yapılan turistik gezilerden söz edilmesi, İstanbul semalarında süzülen bir zeplini hayal etmemi sağladı — o manzarayı izleyen ve yeni bir ulaşım aracına ilk kez binen insanların heyecanı kalbimin atışını hızlandırdı. Tüm bunlar romanı benim için değerli kıldı. Ancak işin edebi tarafına geldiğimde aynı memnuniyeti hissedemedim. Dili zaman zaman inandırıcılığını kaybediyor; karakterlerin çoğu benzer biçimde konuşuyor. Diyaloglar, kişilerin
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,717 okunma