Yaşamaya değer bulduğumuz şeyler, her nedense, buna değmedikleri halde hayata tutunmak için yüceltilmiş şeyler-dir. Yüceltildikleri için de, insana hep düş kırıklıkları yaşatırlar. Uğruna yaşanılan aileler dağılır. Uğruna saçların süpürge edildiği evlatlar gün gelir anasını babasını tanımaz hale gelir. Umut bağlanan her bahar, solgun bir çiçek olarak bile kalmadan toprağın altına gömülür gider.
Yaşamaya değer bulunan sevgilere karşılık alınmaz. İnsan, elinde tutmaya çalıştığı, onunla hayata tutunmaya uğraştığı; yaşama bağlanmak için, yaşamı sevebilmek için yücelttiği her şeyi gün gelir, kaybeder. Her şey elinden çıkar. Sonuç, yokluktur. İnsan hiçbir şeyin kendisine yarar sağlayamayacağını anladığında, yaşamaya değer bulduğu şeylerin buna değmediğini gördüğünde ya da bel bağladığı şeylerden karşılık alamadığında, sonuç düş kırıklığıdır, dünya dolusu bir hüzündür. İnsan anlar ki dünyevi hiçbir neden yaşamaya değmez.