Adnan Abi, senin en vahşi hikâyen hangisi?
Onun hatırladığı tek vahşi hikâye var. O da kendisine ait değil.
Bir gün tinerci çocuklar kör bir dilencinin önündeki paraları alıp kaçmışlar. Peşlerinden gidememiş. Tinercileri yakalayıp ellerinden o parayı alarak, kör dilenciye geri vermenin adaletini bir türlü bilememiş. Çocuklar mı açlıktan ölsün, kör mü?"
"İşte bu soru benim en vahşi hikâyem. Aklımdan geçenin vahşeti kalbime işler diye çok korktum. Hâlâ da korkarım. Emin olamam kendimden. Bir gün benden adalet dağıtmam istense kasılır kalırım. Bilemem haklı kim haksız kim. Doğru ne, yanlış ne. İyi nerede, kötü nerede? Bunları bilmemek benim en vahşi hikâyem şair. Belki de o yüzden unuttum her şeyi. Bu yükü omuzlarımdan atmak için. Belki de o yüzden bir parkta çırılçıplak buldular beni. En yalın halimle. Bedenimde de, beynimde de sıfır yükle. Şimdi ne o bedene ne de o beyne yeniden bir sorumluluk yüklemek istiyorum. Kimse benden adalet dilenmesin diye, başım önümde, hep ama hep yere bakarak yürüyorum."