❝Ey insanlar! Sizden öncekiler, itibarlı bir insan hırsızlık yaparsa bırakırlar, zayıf biri çalarsa cezaya çarptırırlardı. Bu yüzden helak oldular. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yaparsa bilmiş olun ki Muhammed onun elini kesecektir. ❞
❝ Sevgili Peygamberimizin eşleri, mü’minlerin anneleri de, Efendimizin sade ve dar, sıkıntılı hayatına tahammül edelerdi. Bir gün nasıl olduysa onlar da diğer kadınlar gibi süs, ziynet istemişlerdi. Peygamberimiz bunu iyi karşılamamış, üzülmüş, onlara darılmış, 1 ay kadar onlardan uzak durup, onlarla konuşmamıştı. Bunun üzerine şu ayetler vahyolmuştur:
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun zînetini istiyorsanız, gelin boşanma bedellerinizi verip sizi güzellikle boşayayım. Yok eğer Allah'ı, Rasûlü'nü ve âhiret yurdunu istiyorsanız, hiç şüphe yok ki Allah, sizden güzel güzel işler yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Eğer peygamber zevceleri, içinizden kim bir terbiyesizlik ederse onun azabı iki kat artılır.(Ahzab 28,29,30)”
Ayetler nazil olduktan sonra peygamberimiz eşlerine teker teker sordu ve ayet-i kerimeleri okudu. Hz.Aişe: “Senin hakkında mı babama danışayım ya Resulallah? Allah’ı, Resulü’nü ve ahiret yurdunu seçiyorum” dedi. Diğer eşlerinin cevabı da aynı mealdeydi. ❞
❝ Grekler sadece kendi dindaşlarına, kabile mensuplarına veya diğer Yunan şehir devletlerine mensup Greklere hak sahibi nazarıyla bakarlardı. Aristo’nun şu rey ve kanaati meşhurdur: “Tabiat, barbarların (Grek olmayanların) Greklerin kölesi olmalarını ister” ❞