❝ Allah’ın korkutuşundaki şiddeti görüp ürpermek, yaratışındaki hikmeti, şefkati, merhameti görüp ürpermek. Allah’ın maddi ve manevi nimetlerini görüp sevinçten ürpermek. Gazabını ve azabını düşünüp korkudan bayılacakmışçasına ürpermek. Can korkusuyla değil, başkaldırmış korkusuyla ürpermek.
Bütün ledünnî ilmin başı ve temeli, bu ürperiştir. ❞
❝ Hacca giden insanla ondan dönen insan arasında fark olmalıdır. Hac, ruh için bir ilerleme ve temkin imkanı doğurmalıdır. Sanki Mümin, tüm günahlardan arınmış ve anadan yeni doğmuş gibi dönmelidir. Hac esnasında dünyanın her tarafından Müslüman ile sohbetler edip, ülkelerinin durumlarını öğrenmeli, fikir alışverişi yapmalı, onların aşk ve heyacanından kendi şuurunu bilemeli ve onların şuurunu kendisininkiyle alevlendirmelidir. ❞
❝ Genç arkadaşım! Sana senden yakın kimse yoktur. Kendini kendin bil ve tanı; işini ve mesleğini kendine göre seç. Tâ ki o iş üzerinde severek çalışabilesin. İnsanın sevmediği ve içinin almadığı bir iş ve meslekte, şu veya bu sebeple çalışmaya mecbur olması kadar üzüntülü bir hayat tasavvur edemem. Böyle bir insan, işinin sahibi değil, esiri olarak çalışmaya ve yaşamaya mahkûm demektir. ❞
❝ Sevgili Peygamberimiz dünyayı “bir sinek kanadı kadar” dahi değeri olmayan bir isim olarak önümüze koymuştur. Uçsuz bucaksız görünür ama kimseye bir mezar yerinden fazlasını vermez. Aldatır, solar, çürür, ezilir, kaybolur. Döner ve döndürür. Adı bile kendini gösterir, kısacık ve düşük yer. Bir kişiye çok, iki kişiye az gelir. ❞