Özellikle bu mübarek mevlit kandilinde tevafuk olarak bitirdiğim bu kitap sizi Efendimize aşık hale getirirken, mübarekle görüşmek için ahireti iple çeker hale getiriyor.
“Andolsun, size içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir; o, size çok düşkündür; müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 128)
İlk başta Peygamberimizin hayatından bahsediliyor: doğumu, soyunun nereye uzandığı, yetiştirilmesi, peygamberlikten önceki dönemden sonuna kadar olan dönem özet bilgi niteliğinde ele alınıyor. Akabinde Peygamberimizin üstün ahlâkı örneklerle çok güzel bir şekilde detaylandırılıyor.
Medine’de İslâm Devleti’ni kurduktan sonra ilk “insan hakları” mahiyetindeki umumi hukuk meselelerini yürürlüğe alarak, tam 1400 sene boyunca gayrimüslimlerin benzerini dahi yapamadığı yüce bir anlayış oluşturduğunu öğreniyoruz. Peygambere yazılan methiyelerden ve Kur’ân’ın tam manasıyla bir mucize olarak karşımıza çıkmasından bahsediliyor.
Peygamberimizin yüce şahsiyeti; evindeki hayatıyla, sahabelerle münasebetiyle, şahsî hayatıyla, düşmanlarına karşı tavrıyla, temizliğe düşkünlüğüyle, tevazusuyla o kadar güzel anlatılıyor ki kendisine âşık olmamak elde değil.
Vahiylerin sekiz mertebeden oluştuğunu ve her bir mertebenin detaylı şekilde anlatıldığını öğreniyoruz. Mi‘rac’ta Allah Teâlâ’yı gördüğü ve gözünün kamaşmadığı da aktarılıyor.
Ruhî-manevî alandaki nizamdan, cismanî-maddî alandaki nizama kadar öyle mükemmel bir sistem oluşturuluyor ki günümüzde “hukuka bağlı devlet” ve “dünya devleti” temel mefhumunu bize hediye etmiş oluyor. Kur’ân-ı Kerîm ile Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in sünnetinin ne kadar perçinleştiği ve bir bütün oluşturduğu da bize bir kez daha kanıtlarıyla hatırlatılıyor.
Peygamber Efendimizin hicretin 6. yılında