Gözlemleyen benle, gözlemlenen ben arasındaki fark bilinmeyince insanlar gözlemlenen şeyin içine hapsoldular. 'Ben öğretmenim, marangozum, babayım, anneyim, Müslümanım, kadınım, erkeğim' gibi sosyal rollerin içinde kendilerini tanımlamaya çalıştılar ve tabii ki boğulup kaldılar.