Cemile

Cemile
Puan vermedi·343 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:12
Aziz Nesin'in 2. kitabını okuyup kısa sürede bitirmiş oldum. Edebiyat derslerinde olağan dışı farklı bir tarzı olduğu hep vurgulanırdı ama anlamak için okumak gerekiyormuş. Ben yazım dilini çok sevdim ve oldukça akıcı. Asla sıkmıyor ve bazen çok eğlenceli bazen de bu kadar olmaz derken olabilir diye de düşündürüyor. Olayların tüm absürtlüklerine rağmen yaşanabilir olma ihtimalini düşündürmesi de bir yandan enteresan. Kitapta genel olarak sisteme mizah yoluyla ciddi bir eleştiri var. Mizahın eleştiri amacıyla kullanılması ve dilinin yalınlığı etkileyici. Çok beğendim yazarın kalemini. Başka bir kitabını da kısa sürede okumak isterim.
Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 200816,2bin okunma
Puan vermedi·524 syf.··
2026 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 13:43
Bazı kitaplar vardır. Kim okursa farklı anlamlar çıkarır. Bazı kitaplar vardır gerçek mi diye irdelenir. Bazı kitaplar vardır gerçek olduğu yazarına rağmen umulur. Bazı kitaplar vardır derinliği her okuyucuda farklı bir tını oluşturur. Kemal Basmacı tam da buna uygun bir karakter. Olmasa olmaz mıydı ya da olması ne tür bir değer? Bunlar köşede dursun ben kitabı bitirdim. Bir ara müzesine de gitmek aklımda, yakında dijitalde olacak onu da izlerim. Geride aklımda kalan keşke Füsun'un ağzından da birkaç kelime okuyabilseydim... Kemal'i bir kenara bırakırsak Orhan Pamuk amacına ulaşmış ve diyor ki: Aşkı yüksek bir yere koyup, sevilen șarkılarda yapıldığı gibi, "Aman ne güzel bir duygu!" demek istemiyordum. Bu duyguyu tıpkı -bir trafik kazası gibi- hayatta başımıza gelen ve çoğu zaman bize istemediğimiz kadar acı veren bir şey olarak anlatmak istiyordum." Kemal ve Füsuna'a elveda... Psikolojiniz sağlamsa ve sıkılmaya da hazırsanız okuyun.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·135 syf.··
2025 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 14:45
Uzun zamandır inceleme yazma gereği duymamıştım fakat bu kitapta yazmam gerektiğini düşündüm. Üniversiteye ilk başladığımda Freud ile ilgili oldukça olumsuz düşüncelere sahiptim. Fakat çoğu arkadaşım gibi çoğu insan gibi zaman geçtikçe Freud'a katıldığım çok nokta oldu. Bireysel görüşmelerimde Freud'un psikoseksüel gelişim kuramı, topografik kişilik kuramı ve yapısal kuramı öğrenci ve velileri anlamak noktasında çoğu kez rehber oldu ve hala oluyor. Freud'u tam olarak anlamak oldukça güç. Kendi dönemine nazaran ortaya attığı cesurca fikirleri şu dönemde bile okumak ya da bu konularda önyargılı birisine anlatabilmek zor. Aydın diyebileceğimiz çoğu kişi dahi sapıkça bulacaktır. Kitabı tamamen anlamak için birkaç kez okumak gerekiyor. Hem psikoloji bilgisi hem de dikkat gerektiren bir okuma gerekli. Satır aralarında çok fazla ayrıntı mevcut. Psikanalitik yaklaşımı benimseyen biri tarafından okunursa çok daha verimli olabilir. Kitaptakileri yazdığı döneme göre değerlendirirsek oldukça cesurca dedim fakat güncelliğini her konuda sürdürüyor mu emin değilim. Bu arada kitabın çevirisini beğenmedim fazlaca düşük cümleler vardı. Son olarak kitabın son paragrafı oldukça özetleyici olacaktır. "Kitabımızı bitirirken, üzülerek șunu itiraf etmek zorundayız: Cinsel yașamın bozuklukları üzerindeki araștırmalarımız aslında konunun temelini olușturan biyolojik süreç karşısında bilgilerimizin yetersizliğini göstermektedir. Demek ki farklı görüşlerimize rağmen cinselliğin normal ve patolojik karakterlerini yeterince açıklayabilecek yetkinliğe sahip bir kuram kuramıyoruz."
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Olympia Yayınları · 20185,6bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2020 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 11:30
Sabahattin Ali'nin bolca iç hesaplaşmaları barındıran kitabı. Dönemle ilgili bilgi de elde ediyorsunuz. Memurlara olan bakışı bir yerdeki en üst makamdaki kişinin gözünden görmek fevkalade. Yusuf ile de acılarını paylaşıp, onun kimseye belli etmek istemediği yaralarına eşlik etmenin hissi çok hoş. Ben her yönden kitabı beğendim fakat sonunun mutlu bitmesini ölüm gerçeğiyle karşılaşmayı istemezdim. Yazar bunu istemiş üzerine bir şeyler demek güç. Son olarak dikkatimi çeken ve günümüzde de benzer olan durumu ekleyip incelememi bitiriyorum. "Biliyorum canın sıkılacak, fakat insan yavaş yavaş alışır. Gördün ya, kimsenin bir iş yaptığı yok. Mesele o odanın içinde beş on saat oturuvermekte... Lüzumsuz gibi görünür ama, bunsuz da dünya dönmüyor. Öyle ya, herhalde böyle başıboş oturmanın da bir hikmeti var. Bir bakarsın, hükümetteki işlerin hepsini eli kalem tutan iki kişi bile çevirir dersin. Lakin o kalabalık olmasa alem birbirine girer. Mesele memurların yaptığı işte değil, onların mevcut olmasında. Şimdi sen o tozlu odada oturdukça kendi kendine: " Benim burada ne lüzumum var?" diyeceksin! Yanlış!.. Mademki sen bir kere hükümet kapısından içeri adımını attın, artık lüzumlusun. Sen olmasan muhakkak bir yerde bir aksaklık çıkar..."
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 14:29
Baş komiser Nevzat'ı ve iş yaşamında başından geçenleri anlatan bir kitap. ilk kez bir Ahmet Ümit kitabı okudum ve tek solukta bitti diyebilirim. Kitap 400 sayfa ve göz korkutucu geldi başta ama atmosfere adapte olunca sayfalar su gibi akıp gidiyor. Yazarın başka kitaplarını da okumak istiyorum. Yazarın genel stilini tam bilmesem de kitapta daha çok güncel sorunlara değinilmiş. Suriyeli göçmenler ve yaşadıkları sorunlara değinilmiş. Aynı zamanda fakir insanlara yapılan baskı ve organ mafyacılığı, fakir insanların hayallerini insafsızca çalmaları gibi konulara değinilmiş. Çocuk tacizciliği ve bunların bireyler üzerindeki etkisiniyse Körebe adındaki bir seri katil üzerinden işlemeye çalışmış yazar. Kitap aslında daha çok güncel olaylara ve bakış açılarına değinmiş. Kitapla ilgili en büyük spoiler Körebe'nin kim olduğuyla ilgili ve bu merak kitabı sürükleyici hale getiriyor. Ben kitabı öneririm. Kabaca anlattım içeriği fakat okunmadan anlaşılabilecek kitap değil.
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,7bin okunma