Cemre Doğantay

Cemre Doğantay
@CemreDoantay
44 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
FİKRİN FAHİŞELİĞİ
7/10
·375 syf.··
2018 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2018 12:34
Yeğenim henüz iki yaşında, adı Muhammed. Parka doğru yol alıyoruz. Ailenin ilk torunudur kendisi. Bir dediği iki edilmiyor haliyle. Parkta oynayan çocuklar görüyoruz. Hallerine bakınca Suriyeli ya da Afgan olduklarını anlıyorum. 3 çocuk kendi aralarında top oynuyorlar. Topları bizim tarafa doğru geliyor. Tam yanımıza gelince Afgan oldukları belli oluyor zaten. Muhammed onlarla top oynamaya başlıyor. Ben hayatımda ilk defa fevkalade bir zevk alarak top oynadığı görüyorum. Gözleri ışıl ışıl parlıyor. Oysa evde kendisi için iki kaleli mini bir halı saha aldık. Neredeyse evin sadece bir odası onun halı sahasına ayrılmış. Fakat bir gün gidip orada oynadığını görmedim. Fakat Afgan çocuklarla son derece mutlu bir şekilde oynuyor. Aradan biraz vakit geçtikten sonra Muhammed’i aldım. O ara elimi cebime attım. 1 lira bozuk para vardı cebimde. Aldım o parayı uzattım çocuğa. Çocuk bana baktı, baktı. Usulca elini uzatıp parayı aldı ve paraya bakmaya başladı. Tuhaf bir davranış sergiliyordu. İzlemeye başladım. Başını kaldırdı bana baktı, gözlerimiz buluştu. Aman Allah’ım… Gördüğüm şeye inanamadım. Gözlerinde daha önce hiç görmediğim inanılmaz bir parıltı, bir sevinç, bir mutluluk… Ben daha önce hayatımda böyle mutlu bir göz görmemiştim. 1 lira dedim lan altı üstü 1 lira… Adaletine sıçayım dünya dedim. Kardeşlerini alıp ilerideki limonatacının yanına gidip bir tane şalgam suyu aldılar 3 kardeş. Şalgamın içinde bir havuç, alıp üçe böldüler onu. Bir bardak şalgamdan teker teker ve yudum yudum içmeye başladılar. Gözlerinde ve yanaklarında akıl almaz bir mutluluk. Öyle oturdum onları izledim. İçimde oluşan his, tarifsiz bir şeydi. Neredeyse hiçbir şey yapmamıştım. Ama bu çocukların bu şekilde mutlu olmasına sebep olmuştum. Yanlarına gittim. En küçüklerinin saçlarını okşadım. Bir kez
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
Cemre Doğantay
Hüseyin Hocam gerçekten çok güzel yazmışsınız.
Reklam
Endoplazmik retikuluma kısaca ER derler ama ben uzun ismini tercih ederdim . Niye mi ? E hava atmak için tabi ...
Bilim
Cemre Doğantay
;)
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2017 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2017 00:00
Peygamberimiz (sav) kesinlikle mükemmel bir insandır ki çoğu insan da bunun farkında. Onunla (sav) ilgili kitaplar okumak çok güzel ama insan Onunla(sav) ilgili kitaplar okurken kendi hakkında paniğe kapılıp, yanlışlarının olup olmadığını, Ona (sav) komşu veya ona yakın bir derecede olabileceğininin bu ihtimal ile birlikte olamayacağının endişesine düşer. Şahsen bana böyle oldu. Belki de bu benim suçumdur. Belki de Peygamberimizi(sav) sahabe gibi sevmiyorumdur. İşte benim de bu kitabı okumadan önce sahabe gibi sevmenin ne olduğunu bilmediğim için, sahabe gibi sevmeye çaba göstermiyordum. Ama bu kitap bana bunu öğretti. Sahabe gibi sevmek; onun için herşeyini feda edebilmektir( anneni, babanı, kardeşini, çocuğunu, malını, mülkünü,canını...), onun yaptıklarını yapmaktır, onun yapma dediğini yapmamaktır, ondan gelenlere sahip çıkmaktır,onu tüm dünyaya duyurmaktır... Sahabe gibi sevmek ona komşu olmaya çalışmak, onu görmek için canını feda etmektir. Evet sahabe gibi sevmek bunları ve nicelerini yapmaktır. Ama biz (ben de dahil olmak üzere) bunları yapabiliyormuyuz diye düşünmeliyiz. İşte bu kitap bana sevgiyi öğretti ve bana Peygamberimizi (sav) sevmek konusunda beni düşündürdü. Bu sayede umarım hepimiz "Sahabe Gibi Sevebiliriz. "
Efendimiz'i Sahâbe Gibi SevmekMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20164,256 okunma
Gökhan isimli okura yanıt verildi
Cemre Doğantay
İstememdi
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2017 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2017 00:00
Peygamberimiz (sav) kesinlikle mükemmel bir insandır ki çoğu insan da bunun farkında. Onunla (sav) ilgili kitaplar okumak çok güzel ama insan Onunla(sav) ilgili kitaplar okurken kendi hakkında paniğe kapılıp, yanlışlarının olup olmadığını, Ona (sav) komşu veya ona yakın bir derecede olabileceğininin bu ihtimal ile birlikte olamayacağının endişesine düşer. Şahsen bana böyle oldu. Belki de bu benim suçumdur. Belki de Peygamberimizi(sav) sahabe gibi sevmiyorumdur. İşte benim de bu kitabı okumadan önce sahabe gibi sevmenin ne olduğunu bilmediğim için, sahabe gibi sevmeye çaba göstermiyordum. Ama bu kitap bana bunu öğretti. Sahabe gibi sevmek; onun için herşeyini feda edebilmektir( anneni, babanı, kardeşini, çocuğunu, malını, mülkünü,canını...), onun yaptıklarını yapmaktır, onun yapma dediğini yapmamaktır, ondan gelenlere sahip çıkmaktır,onu tüm dünyaya duyurmaktır... Sahabe gibi sevmek ona komşu olmaya çalışmak, onu görmek için canını feda etmektir. Evet sahabe gibi sevmek bunları ve nicelerini yapmaktır. Ama biz (ben de dahil olmak üzere) bunları yapabiliyormuyuz diye düşünmeliyiz. İşte bu kitap bana sevgiyi öğretti ve bana Peygamberimizi (sav) sevmek konusunda beni düşündürdü. Bu sayede umarım hepimiz "Sahabe Gibi Sevebiliriz. "
Efendimiz'i Sahâbe Gibi SevmekMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20164,256 okunma
Gökhan isimli okura yanıt verildi
Cemre Doğantay
Ben Müslümanlıkta insanların dil, din, ırk farkı yapılmaksızın diledikleri gibi İslam'ı yaşayabileceklerini hatta şu an bunu yapabildiğimizi görmekteyim. Kesinlikle Müslümanlıkta "ARAP OLMAK" diye bir şartı ortaya koymadım ve koymam. Ki İslamiyetin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Yazmış olduğum incelemede de çok değerli bir Peygamberi, daha önceden onun uğrunda herşeyini feda eden ve etmek isteyen sahabeler ( araplar değil,sahabeler!!!) gibi Peygamberinizi sevmek istediğimi açıkça yazmıştım. Amacım ırk farkı yapmak değil, Peygamberimize olan sevgimi katlamak istemedi...