"Şimdi düşlüyorum küçüğüm. Düşleyebiliyorum. O kadar özgürsün ki. O kadar kaygısız... Benim de özgürlüğüm olabilirsin. Benim bu izbe çukurdan kurtuluşum olabilirsin. Sen benim son zamanlarda ufukta hiç görünmeyen çaremsin."
Yanlarına vardığımızda Kylie tedirgin bir şekilde bana baktı. Üzerimde, önünde kocaman bir "D" harfi işlenmiş siyah kazağa. Gözlerini Dylan'a çevirdi. Dylan sigarasını yakarken onu izledi.
"Her şey dağılmış, yıkılmış durumda. Bütün bu yıkıntıların ortasında oturmusum izliyorum. Ve..."
"Ve sen kendini suçluyorsun." diye cümlesini tamamladım. " Sen nasılsın Yankı? Her şey dağılmış, yıkılmış durumda ama sen nasılsın?"