İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun (arap. إِنَّا لِلَّٰهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ - Biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz)
Kelimeleri birleştirmek çok zor geliyor, sensiz bir güne uyanmak zor geliyor, sana anlatamayacağımı bilerek bir şeyler yaşamaya devam edecek olmam acı veriyor, sana veda etmek kalbime ağır geliyor. Allah seni ne kadar çok seviyorsa acılarını azaltarak, mübarek günde yanına aldı. Şimdi sonraki hayatımı düşünüyorum, senin bana verdiğin öğütlerle nasıl şekillendirebilirim onu düşünüyorum; ben durgun ve üzgünken “mutlu ol, gülümse, enerjik ol” derdin hep, üzülmemi asla istemezdin, hiçbir şey için üzülme derdin ya bana hep şimdi senin gidişine nasıl üzülmeden duracağımı bilemiyorum. Sana söz veriyorum, bütün dediklerini yapacağım. Benim ne kadar hassas olduğumu bilerek bana üzülme halacığım derdin hep, sınav notum düşük diye ağlarken, benim için sen önemlisin derdin, canın sağ olsun derdin; içten derdin hepsini bilirdim. Gerçekten hep gülmemi isterdin, hiçbir şey için kendini üzmeyeceksin derdin. Elimden geldiğince dediklerini yapmaya çalışacağım. Seni gururlandırmak için okuduğum bu fakülteyi de bitirip sana layık bir doktor olacağım. Seni rahat ettirmek için her zaman dua edeceğim, ibadet edeceğim. Seni unutmamak için her şeyi yapacağım. Seni unutturmamak için de her şeyi yapacağım, hayırlar, bağışlar. Senin gibi iyi bir insan olmak için çabalayacağım, senin gibi kıvrak bir zekam yok ama daha zeki olmaya çalışacağım. Daha hatırlayamadığım pek çok şeyi yapacağım, seni düşünerek. Seni orada rahat ettirmek için hep dua edeceğim. Hep ziyaretine geleceğim. Mezuniyetimde, düğünümde, daha bir çok önemli olacak olayda inşallah hep geleceğim yanına. Sen de beni oradan hep izle olur mu? Arada rüyalarıma gel, kendini özletme. Seni çokkk