Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Kadınların, burada söylediklerime kızacak kadar deli olduklarını sanmıyorum. Ben onların cinsindenim, ben Delilik'im. Deli olduklarını kanıtlamak, yapabileceğim en büyük övgü değil midir? Zira, işin doğrusuna bakılacak olursa, erkeklerden sonsuz derecede daha mutlu olmalarını bu deliliğe borçlu değil midirler? Her şeye yeğlemekte haklı oldukları şu büyüleri, en gururlu kıyıcıları kendilerine bağlamaya yarayan şu çekiciliklerini ilk önce delilikten almıyorlar mı?
Edebiyat
Reklam
Platon, kadını akıllı hayvanlar ya da idraksiz hayvanlar sınıflarından birine koymakta duraksar gibi göründüğü zaman, bize yalnız bu hoş cinsin olağanüstü deliliğini işaret etmek ister. Gerçekten, bir kadın bilge geçinmeyi aklına korsa, o zamana kadar sahip olduğu deliliğine yeni bir delilik eklemiş olur; zira, insan doğadan fena bir eğilim almış ise, ona karşı direnmek ya da erdemin maskesiyle saklamaya kalkışmak, onu fazlalaştırmaktır.
Edebiyat
Sonra, ihtiyarlar çocukların meclisini, çocuklar da ihtiyarların meclisini pek severler. Zira tanrılar, benzerleri birleştirmekten hoşlanırlar. Gerçekten, ihtiyarlığa has olan yüz buruşukları ve yılların sayısı göz önünde bulundurulmazsa, bir ihtiyarla bir çocuk kadar birbirine benzeyen iki şey var mıdır? Her ikisinin beyaz saçları, dişsiz bir ağzı, cılız bir bedeni var; her ikisi sütü sever, kekeler, gevezelik eder; budalalık, unutkanlık, boşboğazlık, sözün kısası her şey bu iki çağ arasında tam bir benzerlik oluşturmaya yardım eder. insanlar ne kadar ihtiyarlarsa o kadar da çocuğa benzerler. Sonunda da birer gerçek çocuk gibi, hayattan iğrenmeden ve ölümü görmeden, bu dünyadan çıkarlar.
Edebiyat-Düşünce
Macar Kralı Mathias Kornivus'a Moskova'dan gönderilen Rus elçisi Fedor Kuritsın, dönüşünde Türkler tarafından Belgard'da durdurulmuştu. Elçi, Macar kralı ve Mengligerey Hanın tavassutları sayesinde, serbest bırakıldı. Kuritsın Moskova'ya dönünce, Türk paşalarının Moskova beyinin padişah ile münasebet tesis etmesi ve İstanbul'a elçi göndermesi lazım geldiği hakkındaki telmihlerini İvan'a bildirdi; Moskova knezi Kırım hanına bir mektup yazarak, bu hususta fikrini sordu ve Mengligerey de İstanbul'dan aldığı cevabı İvan'a gönderdi; alınan cevaptan: Osmanlı padişahının, Moskova kneziyle münasebet tesisine karşı gelmeyeceği anlaşılır gibi oldu. Rus tüccarlarının bir müddetten beri Azak şehrinde ve Kefe'de bazı tazyiklere maruz kaldıkları Moskova'da öğrenilmişti, İvan bunu, siyasi münasebet tesisi için bir vesile ittihaz etti ve bu mesele üzerine padişaha bir mektup yazı; bunun İstanbul'a gönderilmesi için Megligerey'e ricada bulundu; mektubun tarihi 1492 dir. Moskova knezinin mektubunda, Rus tüccarlarının Azak ve Kefe şehirlerinde, oradaki Paşa tarafından, birçok haksızlıklara maruz bırakıldıkları uzun uzadıyla anlatılmıştı. Bu mektubun İstanbul'da yaptığı tesir bilinmiyor. Yalnız bir Türk elçisinin Moskova'ya gitmek için yola çıkarıldığı, fakat Litvanya arazisinde durdurulduğu ve geri dönmeye mecbur kaldığı malumdur.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Tarih
III. İvan ile Kazan Hanlığı arasında karşılıklı münasebetleri tayin eden bir uzlaşma yapıldı. Buna göre: 1. Kazanlılar, Ruslara karşı savaşmayacaklardı. 2. Moskova büyük knezinin muvafakati olmaksızın kendilerine han seçemeyeceklerdi. 3. Kazan Hanlığı içinde Rusların menfaatleri korunacaktı. En mühim maddelerini naklettiğimiz bu uzlaşma ile Kazan Hanlığının artık müstakil bir devlet olmaktan çıktığı ve tamamıyla Moskova'nın nüfuzu altına girdiği görülmektedir. III. İvan, elde ettiği bu başarıyı, Moskova'ya döndüğü zaman, çanlar çalmak suretiyle tes'itten başka lakabına "Bulgar beyi" sözünü de ilave etti.
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Tarih
Reklam