Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
İyonya felsefesinin en önemli merkezi Miletos şehriydi. Lidyalılarla Medler arasında yapılan Kızılırmak muharebesi esnasındaki 28 Mayıs 585 tarihli güneş tutulmasını önceden hesaplayabilecek kadar astronomi ve matematikte bilgi sahibi olduğunu gösteren Tales her şeyin başlangıcında bulunan ve her şeyi meydana getiren elementin su olduğunu iddia etmiş ve büyük bir ihtimale göre dünyayı Okyanos'un ortasında yüzen düz bir kurs şeklinde tasavvur eylemiştir, Tales'in hemşerisi Anaksimandros bu alanda Tales'ten daha ileri giderek ana nesnenin belirli bir madde olmayıp "sınırsızlık, sonsuzluk" olduğunu ileri sürmüştür. Bu bilgiye göre bitip tükenmek bilmeyen bu sonsuzluk tüm hayatın başlangıcıdır, ölümsüzdür, her şeyi kavrar ve her şey ondan çıkar; fakat meydana gelen her şey bir gün yolmaya mahkumdur. Anaksimandros dünyayı bir silindir şeklinde Okeanos'un ortasında bir ada olarak kabul etmiş, Yunanistan'ın bu dünyada merkezi bir yer aldığı iddiasında bulunmuş, tasavvur ettiği dünyayı yalnız teorik bir tarzda açıklamakla yetinmeyip ilk kez bir harita (geografia) şeklinde saptamıştır. Yine Miletoslu olan Anaksimenes kendi teorilerini Tales'inkilerle uzlaştırmaya çalışmış, havanın hayat için sudan çok daha önemli olduğunu göz önünde bulundurarak her şeyin havanın sıkışması ya da gevşemesinden meydana geldiği, canlı yaratıkları ayakta tutan ruhun teneffüs edilen havan başka bir şey olmadığı tezini savunmuştur.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çeşitli Demeter kültleri arasında en çok rağbet gören Elevsis'teki Demeter kültü, yabancılar dışta kalmak üzere, cinslik ya da sınıf farkı gözetmeksizin herkese, hatta kölelere bile bu dünyada yeni bir doğuş, diğer dünyada ise mutlu bir hayat vadediyordu. Fakat bu hayata erişmek için kişilerin bu gizli dinde takdis edilmeleri, din ve ahlak bakımından temizlenmeleri şarttı. Bunu sağlamak için bu dine inananlar belirli kuralları göz önünde bulundurmak şartıyla oruç tutar, dinin gerektirdiği bütün alaylara katılır, kızı Persefone'yi kaybettikten bir süre sonra tekrar bulan Demeter'in duyduğu acı ve sevinci sembolik surette tanımlayan gece törenlerine katılırdı. İşte ancak bu aşamalardan geçtikten sonra dindaşların dünya kirinden temizlendikleri ve "toprak ana"nın çocukları oldukları kabul edilir ve bunlara başka bir dünyanın kapıları açılmış olurdu. Bu dine girmeyenler ise başka bir diyarda Homeros'un gölgeleri gibi rahat ve huzur görmeksizin dolaşmaya mahkumdular.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Tarih
Ölümden sonra insanları başka bir dünyada yaşadıkları inancı bir kez kuvvet bulduktan sonra Olimpos tanrıları halk kitlelerinin gönüllerini kandırmamaya başlamıştır. Halk kendisine daha güçlü bir dini besin aramakta, doğal dinlerin ilkel şekillerine geri dönmekte, insanlarla birlikte yaşayan ve acı çeken Diyonizos ve Demeter gibi tanrılara başvurmaktadır, öteden beri köylülerin ve alt tabakaların koruyucusu sanılan ve dinleri esrarlı bir şekle (mister) bürünmüş olan bu tanrılar kendilerine başvuran kişilere başka bir dünyada mutlu bir hayat müjdeliyorlardı.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Tarih
Orta Çağ Yunanlılarının ölüm hakkındaki görüşlerinin pek kötümser olduğunu yukarıda söylemiştir. Fakat bu görüş 7 nci yüzyıldan başlayarak yavaş yavaş değişmiştir. Odisseia'nın bu döneme ait oldukları anlaşılan bazı parçalarında ölülerin maddi bir varlık olmadığı, bunların kendi öz varlıklarına egemen olduğu, ölüm diyarında da dünya yüzündeki sosyal mevkilerini, sevgi ve ihtiraslarını hatırladıkları ve bundan ötürü neş'esiz olarak dalaştıkları ileri sürülmektedir. Fakat endividüalizmin güç kazandığı bu dönemde ölüm sonrasına ait bu silik görüşler insanları tatmin etmemeye başlıyor. Halk arasında pek eski zamanlardan beri var olduğu anlaşılan ölülerin şekil değiştirmek suretiyle başka bir dünyada ömürlerini sürdürdüğü inancı Yunanistan'da da günden güne kuvvetleniyor, fakat İyonya'ya pek fazla nüfuz etmiyor. Buna kanıt olarak Yunanistan'da ölüler için yapılan tantanalı cenaze törenler, özenle inşa edilen mezarlar, bunların üzerinde duran ve ölünün adını ve resmini taşıyan mezar taşları gösterilebilir. Mesela Sparta'da mezar stellerinde ölü yemeklerle dolu bir masanın önünde ve ekser hallerde bir kline'nin üzerinde yatar durumda gösterilmekte yalnız savaşta ölenlerin adları steller üzerine yazılmaktadır.
Sayfa 228·Kitabı okudu
Tarih
Tanrıların dünya düzenini sağladıkları ve adaleti korukları inancı tanrılarla insanlara arasındaki ayrılığın büyümesine, fakat aynı zamanda insanların tanrılara karşı duydukları güvenin artmasına yol açmıştır. Bundan ötürü kendini fazla beğeneni, fazla gurur ve kibir getirip tanrılara yaklaşmak isteyeni tanrıların kıskançlığı karşılar. Bundan ötürü büyük bir kısmı bilge kişilere maledilen "kendini bil", "hiçbir şeyin ifratına kaçma", "ölçüyü tutmak en iyi yoldur", "erdemli olmak güç bir iştir" gibi atasözleri halk arasında yayılmaya başlamıştır. Bunlardan bazıları Delfoi'daki Apollon tapınağının duvarlarına yazılmıştı.
Sayfa 227·Kitabı okudu
Din