Otizmli, on üç yaşlarında bir kız çocuğunun kendi anlatımıyla kendi hayatının bir yaz tatili dönemini konu alan; büyüklere de okuduğunda bir çok değer, görü katabilecek çocuk kitabı.
"Bu şimdi bir anı kitabı mı, kişisel gelişim kitabı mı yoksa inceleme mi?" diye sorulduğunda yazar kitabını:
"Hepsinden bir parça barındıran kitabım." diye tanımlıyor.
'Yaşama Tutunmak için nedenler'
İlk bölümde yazarın depresyon ve kaygı bozukluğu ile nasıl tanıştığı ve bu dönemdeki zorlu yaşamını; ikinci bölümde ölmek yerine niçin yaşamayı seçtiğini, hastalıkla ilgili farkındalığını ve durumun üstesinden nasıl geldiğini anlatıyor.
Depresyondayım, diyenin de ,değilim, diyenin de çok rahat okuyabileceğine, her iki kesimin de kendisinden bir çok şey bulacağına ve kendisine yeni şeyler katacağına inandığım bir kitap okuduğumu söyleyebilirim.
Yazarın mücadeleci yaşam deneyimi ile okuruyla samimi, sohbet edermişçesine kullandığı dil birleşmiş; hayatta başımıza gelebilecek bütün sıkıntılara rağmen, yaşama tutunmak için nedenlerimizi gözler önüne sermiş:
'Duygularını hisset ve yaşa.'
'Sıkıntılara rağmen' değil; 'onlar sayesinde' bakış açısı ile...
Okumak işe yaradı, diyor yazar, kitabın sonunda.
Evet okumak işe yaradı çünkü; okudum ve bitti kitap.
Okumasam biter miydi?
Bitmezdi tabiki.
Nasıl bitsin?
Niye bitsin?
Öyle değil mi?
Garip olan şu ki:
Bitmesini hiç istemedim.
"İnsan ruhunu yitirdikten sonra dünyalar onun olsa neye yarar.
Öyle miydi o söz? "
Kitaptan alıntıladığım bu bölüm inceleme yerine geçer mi?
Geçer?
Kesinlikle tavsiye ederim.
Anı türü mü desem deneme mi kestiremedim ama ben sevdim. Bir kısmı İstanbul'da bir kısmı Paris'te geçen yaşam örgüsü. Haşim'in kalemini sevenler için tavsiye edebilirim.
Bize GöreAhmet Haşim · 3F Yayınları · 20064,452 okunma