Dev Airbus A340 tıklım tıklım dolu. Koltuklarda çeşit çeşit insan uyuyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk bir sürü insan. Birbirlerine yabancılar ama kader birliği ettiklerinin farkında değiller.
...bize dayatılanı gelenekselleştirerek yeni bilgiden uzak ve mevcuda tutsak hayatlar yaşıyor; bu hayatları da mutlak doğruymuş gibi çocuklarımıza aktarıyoruz. Dünyayı kendi bildiklerimizden ibaretmiş gibi düşünmek hoşgörü eksikliğimizin en büyük sebebi.
“Vedat Abi bizde balık mısır ununa batırılıp kızartılır. Ben İspanya’da bambaşka bir teknikle kızartılmış bir balık yemiştim; bizimkilere anlattığımda, ‘Öyle şey mi olur?’ dediler,” diye bir anısını anlatmıştı. Tadına bile bakmadıkları bir yemek üzerinden, kendi doğrularını mutlakmış gibi kabul eden ve bunu dayatan insanlar... Bu davranış kalıbı hemen hemen her alanda, “Çocuk dediğin şöyle olur, öğretmen dediğin böyle olur,” türünde kalıplarla karşımıza çıkıyor. Öyle ki bu davranış kalıpları başka insanların ne düşünmesi gerektiğine, onlar adına karar vermeye kadar uzanıyor.
"Ben ateştenim!" deyip de secdeden uzak duran İblis 'i utandırdı ateş. "Ateşten" bile değil "ateş" olduğu halde bile topraktan İbrahim 'e(as) secde etti. Kendine yanmaya devam etti şeytan!