Kalın olduğu için ertelediğim bir kitaptı. Bundan daha kalın kitaplar okumuş olsam da böyle akıcı ve merak uyandırıcı olanını okumamıştım. Dünya klasiklerinden olmasına rağmen dili oldukça akıcı ve kalın olması için uğraşılmış bir havası yok. Kitap Fransa’nın maden işçileri hakkında. Zamanla kitaptaki karekterleri tanıyıp birbirine çok benzeyen isimlerini ayırmaya başlayınca, o bir kuru ekmeğe karşılık kömür madeninde çalışan iyi niyetli, cinsel arzulara sahip fakir ailenin bir ferdi olarak hissetmeye başlıyorsunuz. George Orwell’ın Wigan iskelesi yolu kitabını okuduğum için eski madencilerin durumunu, bu kadar fakirliğin içinde yine de çok çocuk sahibi olduklarını vs biliyordum. Ama bu bir kurgu kitabı olduğu için konuya ve ortama çok daha kolay adapte oluyorsunuz. Yaşadıkları adaletsizliklere siz de sinirleniyor ve öç almak istiyorsunuz. Kitap bir yandan da açlıktan deliren sağlıklı beslenmeyen insanların psikolojik değişimlerine de yer veriyor. Topluca girdikleri grevde insanların nasıl değiştiklerini anlıyorsunuz ve şaşırıyorsunuz. Üsttekilerin alttakilerini ezerek kazandığı her kuruşun elbet bir gün hesabı sorulur ancak kaybeden her zaman alttakiler olur.Kitap bana göre bu sözün kanıtı niteliğinde.