Ceyda Gülaçar

Ceyda Gülaçar
@Ceydagulacar
Psikolojik Danışman.
Otomatik olsa keşke her portakal
Puan vermedi·172 syf.··
2026 2. kitabı
O vahşi, kanlı görüntüleri arka planda müziklerle izletip izletip nasıl bir insanın kötüyü seçmesine olanak sağlamıyorsanız, yine aynı şekilde aynı müzikleri kullanarak iyi deneyimler edindirebilirsiniz o insanda. Yani demem o ki, kimsenin içine iyiyi seç, kötüyü seç diye bir mekanizma koyamazsınız, siz pavlovun köpeği değilsiniz ki koşullandırılasınız. Ama ne var ki, ben hür iradeye karşıyım! O hür irade tecavüzü, insan öldürmeyi, her türlü pisliği yapmak için kullanılıyorsa karşıyım kardeşim. Suç işleyip bundan zevk alan hür iradeden banane! Hepiniz top yekin koşullandırılın da masum insanların hür iradesini yaşasın bu düzeni bozuk dünya.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·248 syf.··
2025 3. kitabı
Uzun zaman sonra bu kadar istekle okuyup kısa süre içerisinde sabahın beşine karşı kendimi son sayfada bulduğum bu değerli esere bir kaç yorum bırakmalıyım. Öncelikle bugün 23 yaşıma girdim ve yaş alırken ölümü düşünmek benim için şu an çok erken gibi geliyor kulağa. Fakat kitapta ‘ölüm’ kelimesinin gerçekten ilk defa zihnimden içeri süzülmesine izin verdim. Bizi hatırlayan son kişi de hayata veda ettiğinde, gerçekten ölmüş mü olacağız? Kitapta altını çizdiğim cümlelerden birisi de, ‘geride bıraktığımız kalplerde yaşamak, hiç ölmemektir’ oldu. Geride nasıl kalpler bırakıyoruz, kırılan kalpler mezarlığı bırakmak istemem. Irv’in de savunduğu gibi, ben daima sevgi ile yoğrulan kalplerin çoğalması taraftarıyım. Yaşlanma dediğimiz kavram nedir? Yaşlandığımızı ne zaman hissederiz? Ölümle yüzleşmek gerçekten ne zaman başlar? Sevdiklerimizi kaybettiğimizde onlardaki anılarımızı da kaybediyoruz? Gerçekten kafa yorulması, üzerine düşünülmesi, ölüm ve daha fazlasının sorgulanması için değerli bir eser. İleriki yaşlarımda tekrar elime alıp okumak dileğiyle… Ben zaten Yalom’un kalemine hayranım. Herhangi bir kitabını okuduğumda, o an fark etmesem de yıllar sonra kurduğum bir cümlenin, zihnimden geçenlerin, aktardıklarımın bu kitaplardan esinlendiğini açıkça görebiliyorum.
Ölüm Kalım MeselesiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2022648 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 14:23
Sadece şunu söyleyebilirim ki, uzun zamandır bu kadar büyük bir şiddetle düşüncelerimin aynı olduğu, okurken sanki bana beynimin içindekileri tekrar ediyormuşum hissi uyandıran bir kitap okumamıştım. Albert Camus’u bu kitapla tanıdım ve diğer eserlerini içten bir merakla okuyacağım.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2015137,2bin okunma
Puan vermedi
Beden kayıt tutar. Evet, bedenimiz bütün yaşadığımız travmaları saniyesi saniyesine kayıt tutuyor. Sinir bilimci yazar Van der Kolk, travmanın sadece zihinsel bir süreç olmadığını, aynı zamanda bedenin de bu süreçte aktif rol aldığını kitapta bilimsel verilere de dayanarak çok akıcı bir dille anlatıyor. Kitabı okurken travmanın ne olduğunu, kendinizin de travma mağduru olup olmadığınızı, bedeninizin travmaya karşı verdiği tepkileri teker teker öğreniyorsunuz. Ayrıca kitapta yaşanmış hikayeler ve yapılan deneylerin anlatılması, okuyarak edindiğiniz bilgilerin hafızanızda kalıcı olarak kalmasını sağlıyor. Örneğin; çocukken cinsel istismara maruz kalmış yetişkinlerin bir çoğunda, sevdikleri ve güvendikleri kişilere sarılırken bile rahatsız edici bir panik yaşayabildiklerini anlatıyor yazar.. Çok kısa ve öz anlatmaya çalıştığım fakat bahsetmediğim daha bir çok değerli bilgiyi içerisinde barındıran bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
Psikoloji
Beden Kayıt TutarBessel A. van der Kolk · Nobel Yaşam Yayınevi · 20182,440 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 1. kitabı
Kendisi 2023’te okuduğum, beni derinden etkileyen en çarpıcı kitaptı diyebilirim. Alice Miller, çocukluk çağında yaşanmış olan travmaları, bunlarla bir yetişkinin nasıl baş etmesi gerektiğini, yanlış ebeveyn tutumlarını, zehirli pedagojiyi bu kitabında etkili ve akıcı bir dil ile anlatıyor. Kitabı okurken ‘bu zamana kadar nasıl olur da yaşadıklarımdan hep kendimi sorumlu tuttum, suçladım’ şeklindeki düşünceleriniz su üzerine çıkıyor. Okurken en sevdiğim alıntıları aşağıya ekliyorum, keyifli okumalar dilerim; * "Ancak aslında hissetmediğim duyguları hissetmeye zorlarsam kendimi, gerçekten ne hissettiğimi, neye ihtiyaç duyduğumu ve insanların bana söylediklerini neden yapmam gerektiğini artık bilmiyorsam-gerçek benden- geriye ne kalır ki?" * "Başka birini memnun etmeye çalıştığımız sürece asla doğru şeyi yapamayız." * "Pek çok kişinin hasret olduğu huzur, bize dışarıdan verilebilen bir şey değildir." * "Peki neden bizi herhangi bir sebep yüzünden küçükken sevmemiş insanlardan sevgi bekliyoruz?" * "Yetişkinliğe götüren yol, maruz kalınan zulmün hoşgörülmesinden değil, kendi gerçeğimizin anlaşılmasından ve kötü davranılan çocuk için empati geliştirilmesinden geçer." * "Kişinin istediği kadar yiyip içme özgürlüğü, kendi istediğini yapma açlığını doyuramaz." * “Zoraki ‘sevginin’ çok büyük bir zarar verebileceği gerçeğinin genel olarak farkına varılması şarttır. Çocukluklarında sevilen insanlar, bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir, onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur. Bir emre itaat, asla bir sevgi doğuramaz.”
Psikoloji
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,204 okunma