“Her neyse şimdi Hıristiyanlar’ı ele alalım ve dine sığınarak sahip olacaklarını sandıkları şeylerle, gerçeklere dayanan somut bilgiler arasında kıyas yapalım. Onların şu sıkı sıkıya bağlı oldukları hikâyenin dayandığı noktalar şunlar:
1) Faziletli olmayanların Tanrı tarafından kabul edilmeyeceği, günahkârın büyük acılar çekeceği. Her şeye kadir olan yaratıcının kanunları koyduğu ve bunlara uymayanların cezalandırılacağı.
2) Doktrinin evrenselliği ve kutsal kitaplardaki tanım benzerliği ile sağlanıyor.
3) Bu dogmaya olan aşırı ihtiyaç şüphecileri ve günahkarlan engelleyemeyecektir.”
“Haydi şimdi bu temellere dayanan tüm o gösterişli yapıyı yok edelim.”
“Bu şekilde sıraladığımıza göre ilk olarak, insan provokasyonu ile kutsal şaşaanın arasındaki dikkat çeken oransızlığı anlayacağınızdan kuşkum yok fakat bu doktrinde hatalar ve uyumsuzluklar görüyoruz, o halde şu Tanrımız neden eşitsizlikleri hesaba katmıyor? İnsana kim cehenneme gönderecek olan günahları ve suçu veriyor? Bu Tanrıdan başka kim olabilir? Ve siz mantıksız Hıristiyanlar, Tanrının insanlara üzüntü ve keder verdiğini göremiyorlar mı? Yani Tanrı “ne yaptığını bilmiyor mu? O hararetli ibadet aldatmaca mı? Diğer yandan Tanrı bu tür şeylerin konuşulmasına, tartışılmasına günah diyor ve yasaklıyor. O Tanrı insanlarının hatalarını gördüğünde onları cezalandırıyor fakat sonra iyilik yaptıklarında yeniden affediyor. Eğer Tanrı insanı neden bağışladığını bilmiyorsa bu ibadette gerçek temellere dayanıyor olabilir mi? Ayrıca onun suçlu insanı cezalandırıyor olmasının gerçek nedenleri nedir? İşte tüm bu nedenlerden dolayı kurtarılmamız gerektiğini düşünüyorum”