Uğur dünder

Uğur dünder
@Chekuba
Dağlarının, dağlarının ardı nazlıdır Dağlarının, dağlarının ardı nazlıdır Uçurum kıyısında incecik bir yol Gider dolana dolana Gider dolana dolana … Sosyalist çağdaş Atatürkçü
Karl Marx ve Friedrich Engels (1848) Komünist Parti Manifestosu Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti. Avrupa'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri. İktidardaki rakiplerince çığlık çığlığa komünist diye saldırılmayan hiçbir muhalefet partisi var mı? Daha ilerici muhaliflere olduğu gibi, gerici rakiplerine de damgalayıcı bir komünizm suçlamasıyla karşılık vermeyen hiçbir muhalefet partisi var mı? Bu gerçeklikten iki şey çıkıyor. Komünizm, artık tüm Avrupa güçlerince bir güç olarak kabul edilmiştir. Komünistlerin, bakış tarzlarını, amaçlarını ve eğilimlerini tüm dünya önünde açıkça ortaya koymaları ve Komünizm hayaleti masalının karşısına bir parti manifestosuyla bizzat çıkmalarının tam zamanıdır. Bu amaçla en değişik milliyetlerden Komünistler Londra'da toplandılar ve İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Flamanca ve Danimarka dilinde yayınlanmak üzere aşağıdaki manifestoyu oluşturdular.kl ma
Karl Marx
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Abim Deniz
Baharın en güzel ayı benim için de mayıs olabilirdi, eğer abim Deniz ve iki yiğit arkadaşı 72’nin 6 Mayıs’ında kin ve intikam duygularıyla idam edilmeseydi... “ diyerek başlıyor Hamdi Gezmiş söze. Aslen Erzurumlu, öğretmen bir anne babanın ortanca çocuğu olan Deniz, 28 Şubat 1947’de Ankara’nın Ayaş Kasabasında dünyaya gelmiştir. Babasının İlköğretim Müfettişi olmasıyla önce Sivas’a, ardından İstanbul’a taşınırlar. Henüz ilkokul yıllarındayken cesareti, liderlik özelliği, kitaplara ve siyasete olan merakıyla diğer arkadaşlarından farklı olduğunu göstermiştir Deniz. Macera dolu hayatının ilk eylemi Haydarpaşa Lisesi’nde öğretmenine atılan iftirayı aklamak için yaptıkları ayaklanmadır. Yıllar sonra öğretmeni Deniz’in babasına “Ben senin oğlun sayesinde temize çıktım hakkını ödeyemem” diyecektir. İkinci sınıfta fizik dersinden kalınca, lise hayatına Bilir Koleji’nde devam etmiştir. İngilizcesini burada geliştirmiş hatta kendisine başka ülkelerden mektup arkadaşları edinmiştir. Türkiye’nin o dönemdeki karışıklıklarından siyasete zaten meraklı olan Deniz de etkilenmiş ve artık aktif olarak siyasetle uğraşmak adına Türkiye İşçi Partisi’ne üye olmuştur. Liseden sonra Deniz, fen ve hukuk fakültesini kazanmış babası Cemil Bey’in kaygıları üzerine fen fakültesine başvurmuş, ancak son anda karar değiştirerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırmış, böylece içinde yanan siyaset ateşini daha da alevlendirmiştir. O günden sonra Deniz’in kısacık hayatı eylemler ve göz altılarla geçecek, Deniz Gezmiş ismi duyulmaya ve göze batmaya başlayacaktır. İlk ciddi olayı 1968’in Mart ayında yasanmış, Deniz’in önderliğindeki grup bakana hakaretten tutuklanmıştır. Böylece belli aralıklarla ölümüne kadar sürecek cezaevi macerası da başlamıştır. Bu süreçte ailesi, özellikle
Düşünce
Vay Kurban
VAY KURBAN Dağlarının, dağlarının ardı, Nazlıdır. Uçurum kıyısında incecik bir yol Gider dolana - dolana, Bir hastan vardır, umutsuz, Belki Ayşe, belki Elif Endamı kuytuda başak, Memesinin, memesinin altında, Bir sancı, Bir hayın bıçak... Ölüm bu, Fıkara ölümü Geldim, geliyorum demez. Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü, Ya da seher, mahmurlukta, Bakarsın, olmuş olacak. Bir hastan vardı umutsuz, Hasreti uykularda, Hasreti soğuk sularda. Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri, İki mavi, kocaman korku çiçeği, Açar, derin kuyularda... Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur. Hiç akıl edip de düşünen var mı? Gün kimin hesabına tutar akşamı, Rahmetinden kim demlenir bulutun, Hayırlı evlat makina
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi? Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini." Öyle ya, büyümüyorum ben, büyümeyeceğim. Birçok hatıra ekleyeceğim hayatıma, bazısı benim, bazısı değil. Kitabı okuduğum şu 7 günde birçok kişi oldum. Ben de Maya oldum, ben de Nadia oldum, hatta ben Max oldum, Ouitz ailesi mensubu oldum. Okuduğum kitapların çoğunda "iyi ki" deyip kitaba sarılı kaldım ama bu farklı, gerçekten çok farklı. Şimdi biraz öznellikten çıkmaya çalışıp nesnel yazacağım. Sonra öznele dönerim tekrar. Umarım boğucu olmam, çünkü içimden gelen çok şey var. Kitabın dili oldukça akıcı, sıkmayan hatta çok merakta bırakan olaylarla devam ediyor. Gerek ülkemiz, gerekse başka ülkeler hakkında tarihsel bilgiler içeriyor. Okurken bir yandan araştırmaya yapmaya başladım. Birkaç olayı, ismi not ettim biraz üzerilerine düşmeyi istiyorum. Aşkın hep kutsal olduğunu düşünmüşümdür, insan sadece bir kez yaşar ve öylece kalır. Kitap aşk konusunu öyle güzel işlemiş ki! Hani durup kendi kendine düşünüyorsun "Ne aşklar var be, aşk insana neler yaptırıyor!" diye. Nazi dönemi Almanya, yahudilerin yaşadığı zorluklar, Türklerin yaşadığı zorluklar kaleme alınmış genel olarak. İnsanlığın ne kadar acımasız olduğu tekrar tekrar göz önüne seriliyor. Bu konuda çok şey yazabilirim ama "Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir…" diyerek geçmek istiyorum. En çok etkilendiğim olayı da aktarıp sonlandırayım yazımı. "Mezar taşlarına mutlu oldukları gün sayısını yazdıran insanlar" Yine kendimi sorgulatıp kaç gün yazardı benim taşımda diye düşündüğüm sayfalar... Daha küçüğüm, bir elin parmak sayısını
Dardayım yalanım yok Baskın yedim gün gece Gün gece gün gece Örselendi aşklarım üstelik Bir uzak diyardayım Diyardayım diyardayım diyardayım Örselendi aşklarım üstelik Bir uzak diyardayım Diyardayım diyardayım Günaydın anneciğim Günaydın babacığım Yine sabah oluyor Evde sabah olmaz deme Orda günler geçmez deme İçime sancı doğuyor Günaydın anneciğim Günaydın babacığım Yine sabah oluyor Evde sabah olmaz deme Orda günler geçmez deme İçime sancı doğuyor Dardayım yalanım yok Baskın yedim gün gece Gün gece gün gece Örselendi aşklarım üstelik Bir uzak diyardayım Diyardayım diyardayım diyardayım Örselendi aşklarım üstelik Bir uzak diyardayım Diyardayım diyardayım
Ahmet kaya