Bundan yıllar yıllar önceydi, bir televizyon programında seyretmiştim.
Bir genç kız evlilik yapıyor, hamileyken sair sebeplerden dolayı boşanmak istiyor.
Kızın babası şart koşuyor "seni kabul ederim, ama bebeği değil!" Derken kız boşanıyor, ve bunlar bebeği bir internet sitesine şifreli şekilde ilan vererek satmaya çalışıyorlar..
Bu durum bebeğin öz babasının ihbarıyla ortaya çıkıyor, hatta bunu haber yapan kanalın muhabirleri sitede daha bir çok bebeğin satılmaya çalışıldığını farkediyor ve arayıp pazarlık dahi yapıyorlar.
Yani diyeceğim o ki, bugün Wayfair diye yıkıyoruz ortalığı ama, bunların hepsi seneler evvel televizyonlarda öğlen kuşağı programlarında işlendi, akşama yapacağı yemeğin derdinde olan teyzeler fasulye kırarak izledi ve geçt..
Daha karnında olan, canında can olan yavrusunu internet sitesinde satmaya çalışan bir anne(!) gördü gözlerimiz..
Belki o süt kuzusunu bir pedofili sapığı satın alacak ve hergün çirkin cinsel saldırılarına maruz bırakacaktı?
Belki üzerinde denemediği pislik kalmayacaktı o yavrunun!
Bunları dehşetle düşünmüş, elimden hiçbirşey gelmediği için günlerce uyuyamamıştım.
Bugün yine böyle bir haberle sarsıldı ortalık, şaşırdım mı?
Hayır..
Hani ben komplo teorileri yazıyorum, moral bozuyorum ya..
Bakmayın siz bana.
Ama bu gerçeklere de kapatmayın gözlerinizi!
Türkiye'de 170 binin üzerinde kayıp çocuk var ve kaçırılma vakaları 3 kat artmış durumda.