Morphine

Descartes
"Rüya gördüğümüzde de, gerçek bir şey yaşadığımızı sanırız. Peki uyanıkken edindiğimiz izlenimleri rüyadakilerden ayırt etmenin herhangi bir yolu var mı? Descartes şöyle yazıyor bu konuda: 'Konuyu iyice düşündüğümde, uyanık olmayı rüyadan kesin olarak ayırt etmeye yarayacak hiçbir belirti bulamıyorum.' Ve devam ediyor: 'Bütün yaşamın da bir rüya olmadığından nasıl emin olabilirsin ki?"'
Sayfa 270·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Descartes / Düşünüyorum Öyleyse Varım
Her şeyden şüphe ediyordu ve kesinlikle emin olabileceği tek şey de buydu. Sonra da şunu fark etti: Çok emin olabileceği bir şey vardı ve bu da şüphe etmekte olduğuydu. Ama eğer şüphe ediyorsa, düşünüyor olmalıydı aynı zamanda ve eğer düşünüyorsa, düşünen bir varlık olduğu da kesindi. Ya da kendi deyişiyle: 'cogito, ergo sum.'"
Sayfa 270·Kitabı okudu
Descartes'ın Tanrı Anlayışı
"Descartes insanın düşünen bir varlık olması dışında, aynı sezgisel kesinlikle daha fazla bilgi elde edip edemeyeceğini sorar. Mükemmel bir varlık hakkında da açık ve kesin tasavvura sahip olduğunu fark eder. Bu tasavvura her zaman sahip olmuştur ve bunun kendinden kaynaklanamayacağı besbellidir. Mükemmel bir varlık tasavvuru kendisi mükemmel olmayan bir varlıktan kaynaklanamaz Descartes'a göre. Demek ki mükemmel varlık tasavvuru bu mükemmel varlığın kendinden çıkıyor olmalıdır -başka bir deyişle, Tanrı'dan. Dolayısıyla Descartes için Tanrı'nın varlığı, düşünen birinin bir düşünen ben olması olgusu kadar apaçık bir şeydir."
Sayfa 271·Kitabı okudu
Fazla basitleştirmek pahasına da olsa, Yeni Platonculuğun Batı, Platon'un Doğu kültür dünyasında, Aristoteles'in de Araplar arasında, yani güneyde yaşamaya devam etmiş olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
...313 yılında Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu'nda bir din olarak kabul edildi. İmparator Konstantinus döneminde oldu bu. Dindar biri olan imparator ancak yıllar sonra, ölüm döşeğindeyken vaftiz ettirdi kendini. 380 yılında ise Hıristiyanlık bütün Roma İmparatorluğu'nun resmi dini sayıldı."
Sayfa 192·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce