İlk Hıristiyanlar bu "mutlu haber'' i, yani İsa Mesih'e inanarak kazanılacak kurtuluş fikrini yaymaya başladı. İsa'nın kurtarıcı faaliyeti sayesinde Tanrı 'nın krallığı gelmek üzereydi artık. Bütün dünya mesih adına kazanılabilirdi. ("Hıristiyan" sözcüğü İsa'ya atfedilen "Christus" sıfatından kaynaklanır ve bu da "yağlanmış" anlamındaki İbranice "maşiah" sözcüğünün Yunanca
çevirisinden başka bir şey değildir.)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hiçbir dine bağlı olmayan modern insanların da mistik yaşantılardan söz ettiği olabiliyor. Birdenbire "kozmik bilinç" ya da "okyanus hissi" dedikleri bir şey yaşıyor bu insanlar. Zamanın dışına çıktıklarını hissediyor, dünyayı "sonsuzluğun bakış açısından" görüyorlar.
Sokrates'le ilgili bir olay anlatılır: Pazar yerinde, mallarla dolu bir tezgahın önünde öylece durmuş ve sonunda bağırmış: "İhtiyacım olmayan ne kadar çok şey var burada!"
İşte Sofie, böylece insan tanrısal aklın bir kıvı lcımına sahip
oluyor. Evet, "tanrısal" dedim. Doğadaki tüm hareketi başlatmış bir Tanrı olması gerektiğini birkaç yerde söylemiştir Aristoteles. Dolayısıyla Tanrı doğa merdiveninin mutlak olarak en üst noktasıdır.
Platon'a göre en yüksek gerçek, akıl aracılığıyla düşündüğümüz şeydir. Aristoteles ise en yüksek derecedeki gerçeğin duyularla algılanan ya da duyumsanan şeyler olduğundan emindir. Platon etrafımızda, doğada gördüklerimizi idealar dünyasında -ve dolayısıyla insan ruhunda- var olanların yansımasından ibaret sayar.