Ama anlayamadım ben buraya gelişimin nedenini, boş ve sıradan tutkulara kaptırdım kendimi, bu tutkularımın ocağından demir gibi sert ve soğuk çıktım, ama soylu istekleri, duyguları, yaşamın en güzel ışığını temelli yitirdim.
Bir gün, dostuna iyilik yapmaktansa düşmanına iyilik yapmayı yeğleyeceğini, çünkü dostuna iyilik yapmasının kendi yüce gönüllülüğünü satmak anlamına geleceğini, oysa nefretin düşmana gösterilen iyilikle orantılı olduğunu söylemişti bana.